Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Oyun havalarıyla başladık. Oyun havalarını izlerken aklıma şu geldi: 7 bölgenin ayrı bir havası var. Bu kadar zengin bir kültürü birlikte, kardeşçe yaşamak istiyoruz. Ayırıp, bölüyorlar... Sakın olaki bu tuzağa hiç kimse düşmesin.

Onlar bize ne derlerse desinler biz onlara selam vereceğiz. Bu ülkenin adalete ihtiyacı var. Bu ülkenin hakka, hukuka, birlikte yaşamaya, herkesin karnın doymaya, ekmeğe, işe ihtiyacı var.



Biz bu güzel toplumu, çoğrafyayı cennete dönüştürmek için mücadele edeceğiz. Belediye başkanlarımızın görevlerinden biri de budur.

İYİ PARTİ VE SAADET PARTİSİ'NE SALAM GÖNDERDİ

Bu süreçte İYİ Parti ile işbirliği yaptık.

Sayın Meral Akşener'e ve İYİ Parti'li bütün kardeşlerimize selamlarımızı gönderiyoruz.

Saadet Partisi ile dirsek teması yaptık. Başta Karamollaoğlu olmak üzere bütün Saadet Partili kardeşlerimize selamlarımızı gönderiyoruz.

Bir konuyu dikkatinize sunmak isterim. Türkiye iyi yönetilmiyor. Türkiye savruluyor. Eğer bir siyasal iktidar sorunlarını çözmek kapasitesini kaybetmiş, sorunlara teslim olmuşsa... O siyasal iktidar şikayet makamına dönüşür. Mevcut siyasal iktidar şikayet üreten hale geldi. Şikayet ediyorsan o koltuktan çekileceksin.

İlk soru bu: Bunların şikayet etme hakkı var mı? Şikayet etmeye hakları yoktur. 17 yılda istedikleri kanunu, kararnemeyi çıkardılar. İstedikleri bakanları getirip, götürdüler. Genelgeleri çıkardılar.. Devlet memuriyetinin en altından üstüne bütün atamaları yaptılar.

OSMANLI'DAN SONRA İLK KEZ...

17 yıldır tek başına Türkiye'yi yönetenler, Türkiye'yi sorunları yamağı yaptılar. Vergiler topladılar, özelleştirme yaptılar yetmedi. Fabrikaların tamamını sattılar. Dünyanın borcunu sattılar. Şimdi de kapı kapı dolaşıyorlar. Borcu ödemek için borç ödemeye çalışan bir iktidar gerçeği ile karşı karşıyayız. Türkiye Cumhuriyet Devleti, Osmanlı'dan sonra ilk kez Londra'daki bir avuç tefeciye teslim edilmiştir.

17 YILDA 163 MİLYAR DOLAR FAİZ ÖDEDİLER

AKP iktidarları döneminde 17 yılda bir avuç tefeciye ödenen faiz 163 milyar dolar.

Siyasal bağımsızlığı olmakla birlikte Türkiye ekonomik bağımsızlığı kaybetmiştir. Borç aldılar şimdi emir alma süreçleri başladı. ABD Başkanı cirit atıyor. Papazı bıraktın bıraktın seni mahvederiz. Gece toplanıyorlar papazı serbest bırakıyor.

Trump, Merkel, Macron emrediyor siz bırakıyorsunuz. Bu ülkenin , akademisyenlerin, gazetecilerini, aydınlarını bırakmıyorlar.

Türkiye'yi üretimden kopardılar. Üretmeyen bir Türkiye olduk. Tarımı mahvettiler.

Bu rakamları verirken gerçekten insanın içi acıyor. Buğday üretiyoruz. Buğday'ın kilosunu 96 kuruştan alıyorlar. Yurtdışından 1 lira 31 kuruşa getiriyorlar.

Mısırda, ayçiçeğinde, soyada aynı gerçek var. Kendi çiftçimizden ucuza alıyoruz. Dışardan daha pahalıya alıyoruz. Bu parayı bizim çiftçimize versen, çiftçimiz bütün ortadoğuyu besler.

ERDOĞAN'IN MERMİ-DOMATES AÇIKLAMASI

Saray'da oturan Cumhurbaşkanlığı makamını işgal ediyor. Kin, nefret üretiyor. 
Biber diyen, domates, sivribiber diyen kim vatandaş? Soğanı unutmuş ama neden unutmuş? Rahmetli Mahsuni, "Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana diyor"

"Siz kurşunun fiyatını biliyor musunuz?" diyor. Bir sorumlu bulamıyor. Halk için çalışan, halkı düşünenlerin ,  namuslu olanların partisi. CHP budur.

İnönü 2. Dünya Savaşı'nda ekmeği karneye bağlamıştı. Şimdi dünya savaşı mı var? 35 yıldır terörle mücedele ediliyor. Allah akıl fikir versin ne diyim ben. Allah  bu ülkeyi akılsızlardan ve dolara tapanlardan kurtarsın. Kurşundan söz ediyor. Sanıyorki millet akılsız millet bunlara inanacak.

ERDOĞAN'A TANK-PALET SORUSU

Sen askeri bu kadar sevip ilgileniyorsan, bu kışın 2 asker donarak öldü. Sen bunlara kılık kıyafeti buldun mu? Eğer sen 1 kurşunun hesabını yapıyorsan. Kendi kötü yönetiminin faturasını askere çıkarmak istiyorsan sen neden Tank-Palet fabrikasını satıyorsun?

Bizi televizyonun karşısında izleyen AKP'li kardeşlerime bir soru; Dünyada kendi silah fabrikasına peşkeş çeken başka bir devlet var mı? Bunları sizin vicdanınıza bırakıyorum, başka yorum yapmıyorum.

Mutfakta yangın var, millet perişan. Çıkıyor bi bakan 'et yemeğin ot yiyin' diyor. Ot da pahalı.

O sanıyorki herkes 4 bin TL'lik çay içiyor.

Bu millet bunu bırakmaz. Kendisini açlığa mahkum eden bir siyasal anlayışa ders vermek zorundadır.

BUNLARI TARTIŞIRKEN BİR KONU GİZLENİYOR

Biz bunları tartışırken bir konu gizleniyor. Yandaşa köprü dolarla, yandaşa şehir hastanesi dolarla, yandaşın tüneli dolarla, yandaşın otoyolu dolarla bunları hiç tartışmıyor....

Dolarla yaşayan dolarla kazananlara dokunan yok!

İsraf itibar değil, görgüsüzlüktür. Bu söylediğim merkezle ilgili.

SARAY BELEDİYECİLİĞİ

Aynı kayırmacı anlayış, aynı savurganlık aynı yönetimsizlik AKP'li yerel yönetimlerde de var. Onlara biz Saray belediyeciliği diyoruz. Onlar Saray'ın belediyeciliğini yapıyorlar.

Nedir Saray belediyeciliği? Kısaca anlatayım;

Saray belediyeciliğinin 1. kuralı ranttır.. Aslolan ranttır ve rantın yandaşlara aktarılmasıdır. 240 milyarlık rantı elde eden 76 gökdelenin sahibi asgari ücretli kadar vergi ödememiştir.

İkincisi; Saray belediyeciliği yeşil alan düşmanıdır.
Üçünçüsü, kent kültürü yoktur rant kültürü yoktur.

Dördüncüsü, halkın seçtiği belediye başkanı ve belediye meclisi belde için karar alamaz. Kararı Saray alır, onlar uygular.
Bunların başka bir özelliği İçişleri Bakanlığı'nın denetiminin dışında kalmasıdır. Biz denetimden korkmayız. Saray belediyeciliğinde yapanın yanına kar kalma özelliği vardır. Seçimle gelen Saray'ın baskısı ve şantajı ile koltuğundan ayrılmak zorunda kalır. Halka, seçmene saygı yoktur. Saray belediyeciliğinde halka hesap verilmez, halktan hesap sorulur.

AYRINTILAR GELİYOR...