• DOLAR 3,9602 TL
  • EURO 4,6522 TL
  • Altın 163,0758 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

1 MART ONURLU DİRENİŞİMİZİ ANIYORUZ

Algan HACALOĞLU

Algan HACALOĞLU

E-Posta :

 BİZ, “AKP İKTİDARINA RAĞMEN”, İYİ BİR TOPLUM, İYİ BİR KOMŞU, ULUSLAR ARASI HUKUKA SAYGILI, BARIŞÇI, İSTİKRARA KATKI VEREN BİR TOPLUM, BİR ÜLKE OLARAK YAŞAMAK İSTİYORUZ...

 

AKP İKTİDARININ ONURSUZ, TESLİMİYETÇİ “1 MART 2003 IRAK TEZKERESİNİ” DENİZ BAYKAL’IN ÖNDERLİĞİNDE RET EDEN CHP 22 DÖNEM MİLLETVEKİLLERİ OLARAK 1 MART 2015’DE ANKARA ANADOLU KLÜP’DE TOPLANIYORUZ... 

ABD ASKERLERİNİN ANADOLU’DA KONUŞLANMASINA, TÜRKİYE’NİN BİR ASKERİ CEPHE, BİR YIĞINAK MERKEZİ, BİR SAVAŞ ALANI HALİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE   İZİN VERECEK AKP’NİN “1 MART TEZKERESİNİN”

CHP’NİN ONURLU YEKVUCUT DİRENİŞİ İLE TBMM’DE REDDEDİLİŞİNİN 12. ŞANLI YILINI BİR KEZ DAHA DEĞERLENDİRECEĞİZ; CHP’NİN BU YÜREKLİ, İLKELİ DURUŞUNU BİR KEZ DAHA SAHİP ÇIKACAĞIZ...

AKP’NİN TESLİMİYETÇİ POLİTİKALARINA DİRENEN TÜM YURTSEVERLERE, TÜM BARIŞSEVERLERE, TÜM CHP’LİLERE KUTLU OLSUN...

    Algan HACALOĞLU (27/02/2015-İstanbul)

SN. DENİZ BAYKAL’IN “I MART 2003 TEZKERESİ” OYLAMASI ÖNCESİ DÖNEMDE  AKP İKTİDARI’NA YAPTIĞI TARİHİ UYARILAR:

 

(I.-) (11/Aralık 2002- CHP Grup Toplantısı)

(a.-) Hukuken meşru, devletler hukuku bakımından doğru ve geçerli olmayan hiçbir davranışın içine Türkiye sürüklenmemelidir...

(b.-) Türkiye’nin, Irak’a askeri müdahalenin bir cephesi haline dönüştürülmesine izin verilmemelidir...Türkiye, bir askeri cephe, bir yığınak merkezi, bir savaş alanı haline dönüşmemelidir..

(II.-) (24 Aralık 2002- CHP Grup Toplantısı)

(a.-) Türkiye bir korsan devlet değildir... İyi komşuluk anlayışına daima özen göstermiş sorumlu bir devlettir. Irak’a karşı da aynı sorumlu davranış içinde olmalıyız...

(III.-) (14 Ocak 2003- CHP Grup Toplantısı)

(a.-) Dış politika güvenirlilik ister, kararlılık ister, netlik ister. “Tavşana kaç, tazıya tut” diyerek bir dış politika götürmenin ülkeye hiçbir şey kazandırmayacağını herkesin çok iyi bilmesi lazımdır...

(b.-) Sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Çok çeşitli oyunlar oynanıyor... Bu ortamda Türkiye’nin fevkalade dikkatli olması lazımdır...Irak’ta bir askeri müdahaleye bulaşmama konusunda hükümetin olağanüstü özen göstermesine ihtiyaç vardır... Uyarıyorum: “sakın ha Türkiye’yi savaşa bulaştırmayın...”

(IV.-) 28 Ocak 2003- CHP Grup Toplantısı

(a.-) BM Güvenlik Konseyi’nin 1414 sayılı kararı çerçevesinde kurulan Silah Denetçileri Heyeti raporunu tamamladı. “Irak’ta kitle imha silahlarının varlığını kanıtlayacak belgeler ortaya çıkarılamamış, kitle imha silahları saptanamamıştır.” Yani, Irak’a tek taraflı  askeri müdahale için hiçbir haklı gerekçe kalmamıştır.

(b.-) Dünya tarihine yön veren olayları yaşarken bu olayların içinde sürüklenmeye direnebilmek fevkalade önemlidir.

(c.-) Hepimizin görevi, bu yanlış savaşın yapılmamasını güvence altına almaya çalışmaktır... Bu savaş yanlıştır; siyaseten yanlıştır, ahlaken yanlıştır...

(d.-) Bu savaşı önlemeliyiz. BM silah denetçilerinin raporu bu konuda çok büyük bir olanak ortaya çıkarmıştır. Bu olanak değerlendirilmelidir. Dünyanın vicdanı ayağa kalkmıştır. Her geçen gün Amerikan halkının desteği, güneş görmüş kar gibi eriyor...

(e.-) Biz CHP olarak, bölgemizde savaş istemiyoruz; biz bölgemizde istikrarın bozulmasını istemiyoruz; biz bölgemizde yıllarca tahribatı sürecek bir askeri harekatın gerçekleştirilmesini istemiyoruz... Biz çevremizde barış istiyoruz... Yıllardır çözülmemiş olan İsrail-Filistin sorununun öncelikle çözülmesini istiyoruz. Çözmemiz gereken öncelikli konu, Filistin konusudur...

(V.-) 04 Şubat 2003- CHP Grup Toplantısı

(a.-) Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok, kimsenin egemenliğinde gözümüz yok...Türkiye Cumhuriyeti olarak Misak-i Milli sınırları içerisinde kalkınmayı, barışı, hukukun üstünlüğünü, hak ve adaleti, eşitliği, özgürlüğü, refahı, sosyal adaleti ve ulusal onurumuzu geliştirmek, korumak sahiplenmek istiyoruz...

(b.-)   Biz büyük bir ülkeyiz, büyük bir coğrafyayız, büyük bir toplumuz... Dışarıda gözümüz yok, kimsenin gözü de bizim topraklarımızda olmasın...Biz, iyi bir toplum, iyi bir komşu, uluslar arası hukuka saygılı, barışçı, istikrara katkı veren bir toplum, bir ülke olarak yaşamak istiyoruz...

(c.-) Bir kuzey cephesinin açılması ve Irak’ta bir askeri harekatın gerçekleştirilmesi, sadece Irak’ın toprak bütünlüğünü sarsıcı gelişmeleri desteklemekle kalmaz; aynı zamanda Türkiye’de, geride bıraktığımız 15 yıl boyunca büyük mücadelelerle, büyük acılar yaşayarak, dağdakiyle, ovadakiyle 30.000 insanımızı kaybetme pahasına ülkenin moralini, şevkini, saygınlığını, uyumunu sarsma pahasına gerçekleştirmiş olduğumuz nisbi istikrarı, nisbi barışı da çok ciddi olarak tehdit edecek, tehlike yaratacak gelişmelerin de kapısını açar. Sadece Irak’a yönelik olarak değil, Türkiye’ye yönelik olarak da açar.

(d.-) Biz bir buçuk aydır bu uyarıları yaparken, hükümet Washington’da görüşmeler yapıyordu, sözler veriyordu, umutlar dağıtıyordu... Artık acı gerçek ortadadır... Washington’da Emperyal Otelinde yapılan yanlışı, İstanbul’da Çırağan Sarayı’nda düzeltme imkanı yoktur. Washington’da Bush ile buluşmada yaptığınız hatayı, burada komşu Arap ülkeleri ile yapacağınız toplantı ile kamufle edemezsiniz...

(e.-) Irak’ta bir askeri müdahalenin hukuki meşruiyeti, siyasi ve ahlaki meşruiyeti kesinlikle yoktur... İnsanlığın ortak vicdanı, Irak’a bir askeri müdahalenin haklı, makul, kabul edilebilir olduğu kanaatini hiçbir şekilde benimsememektedir.

(f.-) Biz bin yıldır bu coğrafyada yaşıyoruz. Daha bin yıllar burada yaşamaya devam edeceğiz. Füzelerle savaşı kazanırsınız; ama füzelerin üzerine oturamazsınız. Füzeyle bir iktidarı yıkarsınız; ama, kendi iktidarınızı orada kuramazsınız; hele, o füzeleri kullandıktan sonra hiç kuramazsınız...

(g.-) Biz, ilkel bir Amerikan düşmanlığı anlayışı içinde siyaset yapmıyoruz; biz Türkiye’nin yararlarını her şeyin üzerinde tutan bir anlayışla siyaset yapıyoruz... ABD’nin her istediğine “Evet” demeden de Amerika’nın ciddi bir dostu olarak kalmanın mümkün olduğuna inanıyoruz...

(VI.-) (06 Şubat 2003- CHP Grup Toplantısı)

(a.-) Hükümetin getireceği “Irak Tezkeresine” biz CHP milletvekilleri olarak “HAYIR” diyeceğiz... Meclis ne karar verirse versin, biz kesinlikle “HAYIR” diyeceğiz... Biz bu “hayır’ı” CHP’ye oy vermiş, vermemiş milyonlarca insan adına, bir umutla, “dürüst, namuslu,barışçı, adaletli bir iktidar kurar umuduyla” AKP’ye oy vermiş milyonlar adına da diyeceğiz... Bizim vereceğimiz oy, halkımızın vicdanının, duygularının ve düşüncesinin sesi olacaktır.

(b.-) Bu savaşı kabul ediyorum, Irak kaybedecektir, Türkiye kaybedecektir; ama, bu savaşı ABD’de kaybedecektir, insanlık da kaybedecektir.

(c.-) Bu savaşa girmek istemiyoruz, ama bu savaşa sürükleniyoruz... Bu savaşta bizi kullanmak istiyorlar. Türkiye’nin coğrafyasını, toprağını istiyorlar...

(VII.-) (18 Şubat 2003- CHP Grup Toplantısı)

(a.-) Türkiye, bu haksız savaşın sorumluları arasında yer alamaz, almamalıdır. Biz, emperyalist bir ülke olmama, başka ülkelerin, komşuların topraklarında gözü olan bir ülke konumunda olmama anlayışımızı Anayasamıza geçirmiş bir ülkeyiz.

(b.-) BM kararı yok... NATO kararı yok...Hukuki temeli yok... “Hukukda nedir, güçlü olanın gücü yeter” diyerek, bu işler çözülmez... Eğer öyle derseniz, o güçlü olanın gücünün de bazı şeylere yetmediğine tanık olursunuz...

(c.-) Bugün, Türkiye’yi yöneten bu kadronun, kendi çeşitli eksiklikleri, zaafları, çelişkileri, tutarsızlıkları nedeniyle ülkeyi bir olumsuz geleceğe sürüklüyor olmasını, Türkiye için kaçınılmaz olarak kabul edip,  nitelendirmeyi kesinlikle reddediyoruz....

(d.-) Tezkere oylamasının TBMM’nin kapalı oturumunda yapılmasını istiyorlar... Niye kapatıyorsunuz? Orada söylenecek önemli sözler olduğu için değil, orada verdikleri oyun toplum tarafından görülmesini engellemek için, mahçubiyetlerini, çelişkilerini, ezikliklerini örtbas etmek için kapatıyorlar.

(VIII.-) (25 Şubat 2003- CHP Grup Toplantısı)

(a.-) Irak’taki bu savaşın uluslar arası hukuki bir meşruiyeti yoktur. Dünya ülkeleri bu konuda hemfikiridir.

Anayasamız 92. maddesi, “Türkiye’nin, meşru müdafa hali dışında, ancak, uluslararası hukukun meşru saydığı hallerde veya ikili ya da çoklu anlaşmalar dolayısıyla savaşa girebileceğini” öngörmektedir. oysa ortada ne BM kararı, ne NATO kararı, ne de meşru müdafa hali vardır...

(b.-) Baskılara boyun eğilmiştir; ama baskılara boyun eğen bu hükümettir. Bu iktidardır... Baskılara boyun eğen Türkiye değildir, Türk halkı değildir...

(c.-) Bu bölgede bulunan bütün insaanlar, Arabıyla, Kürdüyle, Türküyle kardeşçe yaşıyoruz; bin yıldır kardeşçe yaşadık, daha binlerce yıl kardeşçe yaşamak istiyoruz. Dışarıdan birilerinin ellerini kollarını uzatıp, burada bizi birbirimize düşürmelerine izin vermek istemiyoruz...

(IX.-) (27 Şubat 2003- CHP Grup Toplantısı)

(a.-) Hükümetin, 9 eylül 1922’den bu yana 81 yıldır Türkiye Cumhuriyeti toprakları içerisinde ilke kez yabancı bir ordunun, 62.000 ABD askerinin, en azından 6 aylık bir süre için yerleşmesini öngören tezkeresini, milli mücadeleyi gerçekleştirmiş, Anadolu’nun bağımsızlığını güvence altına almış olan TBMM’de oylayacağız... Bu tarihi bir dönüm noktasıdır...

(b.-) Irak’ta, BM silah denetçilerinin “yok” dediği kitle imha silahlarını tahrip etmek için Irak halkını kitlesel olarak tahrip etmeyi göze alıyoruz... Bunun kabul edilebilir bir tarafı olabilir mi?

(c.-) Bu kararın, uluslar arası hukuki meşruiyeti yok, siyasi rasyoneli ve haklılığı yok, insani ve vicdani haklılığı yok... On yıllardır perişan olmuş, orada ezilmiş, savaştan savaşa sürüklenmiş, yanlış bir yönetim altında bunaltılmış Irak’ın mazlum, mağdur halkına zulmetmenin, ona savaş açmanın vicdani, insani bir haklılığı olabilir mi?

(d.-) Hükümet, “savaş kararı almıyoruz, yabancı askerlerin Türkiye’de yerleşmesine izin veriyoruz” demekte. Peki, o askerler, bir süre sonra Irak sınırından geçecekler de, bu Bağdat’a hurma toplamaya mı gidecekler?... Bu bir aldatmacadır. Alınacak olan karar çok açık bir şekilde “savaş” kararıdır...

(e.-) “Çaresiziz” diyorlar, “çaremiz yok, mecburuz, yapacak bir şeyimiz yok, onun için kabul ediyoruz” diyorlar... “Amerikan askerlerinin Türkiye’de yerleştirilmelerine izin veren tezkereyi, başka türlü davranma imkanımız olmadığı için kabul ediyoruz” diyorlar... Yazıklar olsun!!!

(f.-) Biz, 1919 yılında “çaresiz” değildik... Türkiye’ye girmek isteyenler karşı Türkiye çaresiz değildi...

1945 yılında çaresiz değildik...Türkiye’nin II. dünya savaşına girmesini istedikleri zaman Türkiye çaresiz değildi...

1974 yılında çaresiz değildik... Türkiye Kıbrıs’la ilgili uluslar arası hukukun kendisine tanıdığı hakları kullanma kararı almak istediği zaman çaresiz değildi...

Ama şimdi anlıyoruz ki, AKP iktidarında, 2003 yılında Türkiye çaresizdir ve çaresiz olduğu için ABD askerlerini kabul etmektedir...

Bu bir itiraftır, bu bir aczdir... Çaresizlikten dolayı ABD askerlerini kabul ediyoruz deme noktasına AKP iktidarının gelmiş olmasını esefle karşılıyorum...

(g.-) Bu hükümet, Washington’a ehli sünnet bir sakalla gitti, Amerikan traşıyla döndü. açık gerçek budur... “Çaremiz yok “ diyorlar...Yahu senin işin çare üretmek değil mi?

(h.-) Türkiye’yi bugün yönetenler, kendi halkını değil, Türkiye’ye dayatma yapanları dinlemeyi tercih edenlerdir. Bugünkü iktidar, kendisini tarif etmiştir, safını seçmiştir; halkın yanında değil,  Türkiye’yi yönlendirmek isteyen güçlerin yanında yerini almıştır...

(i.-) Türkiye’nin onurunu koruyacak olanlar, Türkiye’nin şerefini yüceltecek olanlar, Türkiye’yi bu savaşa sokanlar değil, Türkiye’nin bu savaşa girmesine “HAYIR” diyenler olacaktır.

 

(Parti kaynaklarından derlenmiştir... ALGAN HACALOĞLU- 27 Şubat 2015)

İzlenme: 677 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ