• DOLAR 3,9602 TL
  • EURO 4,6522 TL
  • Altın 163,0758 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

AKP’NİN, DENGESİZ, TALANCI, SICAK PARAYA BAĞIMLI “NEO-LİBERAL EKONOMİSİ” DAHA FAZLA SÜRDÜRÜLEMEZ...

Algan HACALOĞLU

Algan HACALOĞLU

E-Posta :

AKP’NİN,  DENGESİZ, TALANCI, SICAK PARAYA BAĞIMLI “NEO-LİBERAL EKONOMİSİ” DAHA FAZLA SÜRDÜRÜLEMEZ...

Algan HACALOĞLU (10 Ocak 2014)

 

Ali Babacan, “2014 yılı Türkiye ekonomisi için iyi bir yıl olacak... Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarının erozyona uğramasına izin vermeyiz; bunun için her türlü enstrüman ve imkanımız var” demiş...

 

Çok iddialı laflar. Keşke öyle olsa. Ancak, konunun, Sn. Babacan’ın pek anlamadığı  “siyasi istikrar” boyutunu bir kenara ayırsak dahi, ekonominin geleceği ile ilgili söyledikleri ne yazık ki, gerçekleri yansıtmıyor.

 

Bakan’ın bu sözlerinin, ekonomimizle ile ilgili iç ve dış aktörleri kısa vadeli olarak “yatıştırma”, halkımızı ise “uyutma” gayretleri dışında hiçbir anlamı yoktur.

 

Tabiatıyla 17 Aralık Sendromu, piyasaların güven faktöründe ciddi tahribat yaratmıştır. Ancak, “kuralsızlık, keyfilik, hukuksuzluk” temelleri üzerinde   politika yapmakta olan AKP iktidarı ile, kent ve ihale rantlarının paylaşımı ile beslenen AKP’nin yandaş çevrelerinin (ve bunları yakından izlemekte olan iç ve dış piyasa aktörlerinin) bu tür tahribatların riskini “bilerek/kabullenerek” iş tuttukları bilinmektedir.

 

AKP iktidarından kaynaklanan  genel istikrarsızlık ortamında 17 Aralık’ta patlak veren ek siyasi gerginlik, sadece son günlerde yaşamakta olduğumuz “krizi tetikleyen” bir unsur olmuştur. Krizi kaçınılmaz kılan önkoşullar ise, AKP iktidarının sığ ekonomi politikaları ile, onun yarattığı son on yıllık birikiminde aranmalıdır.

 

Kaldı ki, Nobelli ekonomist Joseph Stiglitz, “Evet, 2. Büyük Depresyon’u önledik ama gelişmiş ekonomilerin vatandaşlarının çoğunun güç bela artan gelirleriyle birlikte Büyük Halsizlik dönemine girdik. Aynı senaryonun daha fazlasını 2014’te de görebilirizdiye uyarmakta...

 

AKP Hükümeti’nin Orta Vadeli Planı’nda (OVP) yer alan makro hedefler, beş yılın sonunda dolar kurunun 1.97 TL olacağı varsayımına dayanıyordu. 2012 yılı ortalaması 1.80 TL dolayında gerçekleşen dolar kurunda, AKP Hükümeti beş yılda sadece 10 kuruşluk bir artış olacağını öngörmekte idi. Oysa, 28 Ağustos 2013’de Merkez Bankası  Başkanı’nın yıl sonu değerini 1,92 TL. olarak açıkladığı dolar kuru, günümüzde 2,20’ye dayanmış durumda. Kısaca OVP’nin hedeflerinin çoğu şimdiden anlamını yitirmiştir.

 

Dış dengeleri bozulan ekonomimizde “dış açık” kronik bir yaraya dönüşmüş, iç piyasalarda tekelci yapılanmanın özendirilmesi sonucu “Rekabetçi Piyasa Ekonomisi” fiilen işlevini yitirmiş, iktidarın duyarsız politikaları ile “Sosyal Devlet” ilkeleri fiilen işlemez hale getirilmiştir.

 

Sabit sermaye yatırımlarını artırma yetenekleri sınırlı olan Türkiye ekonomisi ancak, "iç talebini" ve “ithalatını” arttırarak büyüyebiliyor. Oysa iç talebi artırarak büyüme için, daha çok üretim, daha fazla ithalat  gerekmekte. Ancak her ikisinin de önünde, dış denge bozukluğundan, dış kaynak yetersizliğinden kaynaklanan engeller mevcut.

 

AKP Modeli ile büyümek için, giderek daha artan düzeylerde “Dış Ticaret Açığı” ve  “Cari Açık” verilmesi, “Dış Borçlanmaya” ve “Sıcak Para Girişlerine” yönelinmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.

 

Türkiye ekonomisi, AKP yönetimi altında, on yılda yaklaşık toplam 400 milyar dolar  (2013 yılının ilk on ayında 51.9 milyar dolar) “Cari İşlemler Açığı” vermiştir. “Cari İşlemler Açığı’nın GSYH’ya oranı”, OVP'nın yüzde 7.1 olan hedefini aşarak, yüzde 7,4’e tırmanmıştır. 

 

Ekonomide kronik bir yapısal yaraya dönüşen bu dış kanama, bir yandan dış kırılganlığın ve finansal istikrarsızlığın, diğer yandan da ulusal sanayi de yaşanmakta olan göreceli üretim kayıplarının ve süregelen yüksek işsizliğin ana nedenidir.

 

Türkiye’ye bu dönemde, ağırlıklı olarak şirket birleşmeleri ve arazi-konut alımlarına dönük,  toplam 105 milyar dolarlık “Doğrudan Yabancı Yatırım Sermayesi” girişi olurken; portföy sermaye hareketleri ve ticari kredilerden oluşan “Sıcak Sermaye” girişi  280 milyar dolara ulaşmıştır.   

 
Ekonomik büyümenin temel handikapını oluşturan “Cari İşlemler Açığının” ardında, 
iç tasarruf yetersizliğinden kaynaklanan yatırım-tasarruf dengesizliği ile,   üretim yapısından kaynaklanan yapısal dengesizlikler yer almaktadır.


Bu arada ekonomimizin bir diğer temel sorununun da altını çizmekte yarar vardır.  2013 yılında toplam “Yurt-İçi Tasarrufların Gayrisafi Yurt İçi Hasılaya” oranı yüzde 12.6 olarak gerçekleşti. Bu, Cumhuriyet tarihimizin en düşük “Yurt İçi Tasarruf” oranıdir. Tasarruflarda bu çöküş, sabit sermaye yatırımlarında, dolayısıyla büyümede artışın, sürdürülebilir dengeli kalkınmanın en büyük engellerinden birini oluşturmaktadır.

 

Bu oranın, “milli gelirin dağılımında ve kamu gelir kaynaklarında” yapılması gerekli iyileştirmeler eşliğinde, hızla yüzde yirmilerin üzerine çıkarılması gerekmektedir. Aksi halde, Türkiye ekonomisi sürekli olarak “sıcak paraya, kısa vadeli borçlanmaya” mahkum olacak, büyümesi güdük kalacak, yoksullaşma süreci devam edecektir.

 

AKP iktidarının, “uluslararası sıcak paraya” ve “belirli dış odaklara” endekslenmiş teslimiyetçi siyasetinin eşliğinde;

·         “Emeğin üretkenliğini”, “teknolojik yapılanmayı”, “ulusal kaynakları”, “üretime dayalı, dış rekabete açık kalkınmayı” büyük ölçüde dışlayan,

·         “Rant ekonomisi” çarklarını körükleyen, “sıcak paraya” mahkum olan,

·         Yaygın “siyasi istismara, kayırmacılık ve yolsuzluklara”, “kamu yararı ve ulusal kaynakları talan etmeye” dayalı,

·         “Vizyonsuz, plansız, ülke gerçeklerinden ve ulusal çıkarlarımızdan kopuk”,

ekonomi politikalarında israr edilmesi halinde, önümüzdeki dönemde Türkiye için, bugünden çok daha kötü günler kaçınılmaz olacaktır.

 

Kısaca AKP’nin, “kamu yararını, toplumun çıkarlarını, ulusal stratejileri” yok sayan, yeterince istihdam yaratmayan, sosyal adalete ve eşitsizliklere duyarsız olan,  dengesiz, talancı  “Neo-Liberal Ekonomisi” daha fazla sürdürülemez...

Algan HACALOĞLU (10 Ocak 2014

İzlenme: 617 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ