• DOLAR 3,5041 TL
  • EURO 4,1885 TL
  • Altın 145,5267 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

TBMM’DE “OLAĞANÜSTÜ HALİN (OHAL) UZATILMASI” TEZKERESİ ÜZERİNDE CHP GRUBU ADINA KONUŞMAMDAN “ALINTILAR”:

Algan HACALOĞLU

Algan HACALOĞLU

E-Posta :

 Bugün, dünlerden farklı bir ortamda, “Olağanüstü Hal’in 33. kez uzatılmasını”  görüşmekteyiz... Diyarbakır, Hakkari, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van’da OHAL’in, Bakanlar Kurulu kararı gereğince “30 Kasım 1998 tarihinden itibaren 4 ay daha uzatılması”, tartışmamızın konusu...

 

Yıllardır, anaların bağrı yanık... 1984’ten günümüze 14 yıldır, insafsız terör ortamında “30 bin” yaşam söndü... Ülkemizin bölünmez bütünlüğünü savunmak uğruna beş bin gencimizi şehit verdik... “15 bin” güvenlik mensubumuz yaralandı... Bu dönemde bölgede, “bebesiyle, kadınıyla, öğretmeniyle” halkımızın farklı katmanlarından “altı bin” masum yurttaşımızın acımasızca katledildiğine şahit olduk...

 

Şimdi İtalya’da bir villada keyifli yaşam sürdürmekte olan ‘bölücü terörün başı’, çocuk yaştaki binlerce gencimizi, kendi kanlı dünyasının içine çekti...

 

Terör ve her türlü şiddet; işkence gibi, “insanlık suçudur”... Terör bir uluslararası afettir... Silah kullanarak, şiddet uygulayarak hiçbir sorunun çözümlenemeyeceğini artık herkes anlamalıdır...

 

Yurttaşların yaşam hakkını, ülkenin güvenlik ve bütünlüğünü korumak, devletin temel görevidir... Bölücü terör, ondört yıldır ülkemizin iç barışını kanatmakta, yurttaşlarımız arasında etnik temelde yabancılaşma yaratmakta, sevgi ve dayanışma duygularını körleştirmekte... Bu kahredici durum artık sona ermelidir...

 

Ancak, ‘terörle mücadele’; “hukukun askıya alınmasının, keyfi uygulamalara geçilmesinin, insan haklarının ihlal edilmesinin” gerekçesini oluşturamaz, oluşturmamalıdır... “Hukukun üstünlüğü ve hukuk önünde eşitlik”, çağdaş devlet olmanın olmazsa olmaz koşuludur... Hak arama yollarını, tüm yurttaşlarımız için eşit koşullarda sonuna dek açık tutulmalıdır... Her alanda insan hakları ihlalleri sona ermelidir... Düşünce ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engeller, duvarlar kaldırılmalıdır...

 

Çağdaş devletin bir çok özelliği vardır... Ama bir temel özelliği, “çağdaş devlet etnik kördür” ilkesidir... Çağdaş devletin “ırk, etnik köken” tercihi olamaz; aynen  çağdaş devletin dini, din tercihi olamayacağı gibi...

 

Yıllardır, her yıl teröre karşı mücadele sürecinde 8-9 milyar dolar düzeyinde harcama yapmaktayız... Terörle mücadeleye harcadığımız kadarını, bölgesel sosyo-ekonomik kalkınmaya yönlendirmediğimiz, aktarmadığımız sürece; bölgede, işsizliğin, geri kalmışlığın, eşitsizliklerin kaynaklarını kurutmadığımız sürece, iç barışın yollarını döşeyebileceğimizi kimse zannetmesin...

 

Yıllardır, bölgede boşaltılmış olan “3.428 köy ve mezradan” göç etmek zorunda bırakılmış olan 400.000 yurttaşımızın dramı artık sona ermelidir... Mağduriyetleri, artık giderilmelidir... Zorunlu göçle köylerindeki doğal yaşamlarından koparılan yurttaşlarımıza yaşam hakları sağlanmalı, çocuklarımız “terör batağına malzeme olmaktan” kurtarılmalıdır...

 

Bugün(*), Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 5.093 ilköğretim okulundan 2.022’si kapalıdır... Bugün(*), Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da mevcut 832 sağlık ocağından 743’ü kapalıdır...

 

1987 yılından güümüze devam etmekte olan OHAL, terörle mücadeleyi ‘etkinleştirmek, daha güçlendirmek’ yerine, bölgede demokrasiyi sınırlamakta, hak ve özgürlükleri kısıtlamakta, hak arama yollarını tıkamaktadır...

OHAL artık kaldırılmalıdır... Terörle mücadele kararlılıkla sürdürülürken, bölgede hukukun ve demokrasinin çıtası yükseltilmelidir... Tüm yurttaşlarımız, devlet tarafından ‘hoşgörü, eşitlik ve hizmet’ anlayışıyla kucaklanmalıdır...

 

Artık sorunları OHAL’i uzatarak değil; bu Yüce Meclis çatısı altında sorumluluk üstlenerek, sorunu tartışarak ve soruna, ‘sosyal, ekonomik ve diğer’ alanlarda da çözüm getirerek; ama tabiatıyla teröre ödün vermeyerek, çözüm bulmalıyız...

 

Algan HACALOĞLU (CHP İstanbul Milletvekili) (24 Kasım 1998)

NOT: Bu konuşma, Öcalan yurtdışında kaçak iken, henüz Türkiye’ye teslim edilmemiş olduğu günlerde yapılmıştır... Yaklaşık dört sayfalık konuşmadan bazı “alıntılar” hiç değiştirilmeden bu metine aktarılmıştır... Konuşmanın bütünü TBMM arşivinde mevcuttur...

(*)(Kasım 1988 itibariyle)

İzlenme: 383 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ