• DOLAR 3,9205 TL
  • EURO 4,6340 TL
  • Altın 162,8947 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

İşte DHKP-C'nin arkasındaki güçler

Emin PAZARCI

Emin PAZARCI

E-Posta :

Terör, bir defa daha gizlendiği yerden çıktı.
Bu defa, Ankara'nın en iyi korunması gereken iki noktasına birden saldırdı. Adalet Bakanlığı bombalandı; Ak Parti Genel Merkezi lav silahı ile vuruldu.
Bir numaralı şüpheli ise DHKP-C.
Bu kanlı örgütün kurulduğu günden bu yana izlediği süreç ise, son derece dikkat çekici!..
DHKP-C, Elazığlı bir Kürt olan Dursun Karataş'ın 1978 Yılı'nda Dev-Yol'dan ayrılarak kurduğu Dev-Sol isimli kanlı örgütün devamı.
Diğerleri gibi Marksist ve Leninist.
Eski Başbakanlardan Nihat Erim'i onlar öldürdüler.
MHP'nin efsane Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak'ı onlar katlettiler.
Muhtemelen de büyük kaçakçılık şebekelerinin taşeronluğunu yaptılar.
Emekli Generaller Kemal Kayacan ve Adnan Ersöz suikastlarının arkasında Dev-
Sol (DHKP-C)
imzası var.
Emekli MİT Müsteşar Yardımcısı Hiram Abas cinayetini onlar gerçekleştirdiler.
Eski DGM Savcısı Yaşar Günaydın, MİT görevlisi Ergin Kaya ve İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mahmut Dikler cinayetleri de onların eseri.
Bitmedi, devam edelim...
DHKP-C, özellikle 1980 öncesi pek çok ülkücü genci katletti. Silahlı saldırı sonucu öldürdüğü asker ve polis sayısı da belirsiz.
Yakın dönemde Sabancı Center'da gerçekleştirilen Özdemir Sabancı suikastının failleri de onlar.
12 Eylül 1980 Darbesi'nin ardından bu kanlı örgüt hakkında dava açıldı. 1283 sanıklı dava, 15 Mart 1982'de başladı.
Sanıklar, binin üzerinde cinayetle suçlandı.
Sonuçta ne oldu dersiniz?
Bu davadan bir tek ceza çıkmadı. Dava zaman aşımından düştü. Bini aşkın insanın katilleri cezalandırılamadı. DHKP-C'lilerin (Dev-Sol) tamamı serbest kaldı.
Çok ilginçtir... Bizim basın oralı bile olmadı! Hatta serbest kalan DHKP-C'lilerle kol kola girenler görüldü. Bundan bir süre önce Sivas Davası'nın birkaç kaçak sanığı hakkındaki dava düştüğü için ortalığı ayağa kaldıranlar, kıllarını bile kıpırdatmadı!

***

Örgütün bir de yakın tarihi var...
DHKP-C'nin eylemleri o günden bu yana devam etti.
Polis, canını dişine takıp bir kısmını yakaladı. Bazıları çatışma sonucu ele geçirildi. Yargılandılar ve hüküm giydiler.
Ardından da cezaevlerine atıldılar.
Peki sonra ne oldu?
Çeşitli sebeplerle yüzlercesi serbest bırakıldı. Sadece Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 200'den fazla DHKPC'linin cezasını "hastalık" sebebiyle kaldırdı. Bunların büyük bölümü, örgütsel faaliyete kaldığı yerden devam etti. Serbest bırakılan bu örgüt militanları, DHKP-C için taze kan oldu.
Sezer'in "hasta" diye affettiği DHKPC'lilerden polisle çatışırken ölenler ve yakalananlar çıktı. Bazıları da bomba imal ederken ellerinde patlaması sonucu hayatını kaybetti.
Kısa bir süre önce Ecevit Şanlı isimli canlı bomba ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önünde kendini patlattı. Bir polis memurumuz şehit oldu, bir gazeteci arkadaşımız gözünü kaybetti.
İlginçtir, Ecevit Şanlı da "tek başına hayatını devam ettiremeyeceği, bakıma muhtaç olduğu" gerekçesiyle cezaevinden salıverilenler arasındaydı!
***

Emniyet birimleri, bir süre önce DHKP-C terör örgütüne yönelik olarak kapsamlı bir operasyon başlattı...
Ankara ve İstanbul'da örgüte ciddi darbe vuruldu. Pek çok örgüt militanı gözaltına alındı ve tutuklandı. Bunların içinde avukatlar da vardı.
Sen misin bunu yapan?
Barolar ayağa kalktı. Operasyonu protesto için gösteriler yapıldı. Bazı siyasiler büyük tepki gösterdi.
Kervana CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı.
Operasyonları Meclis Kürsüsü'nden eleştirdi. Onlara sahip çıktı.
Onlar da Adalet Bakanlığı'nı hedef alıp, parça tesirli bombalarla saldırdılar. AK Parti Genel Merkezi'ni lav silahı ile vurdular.
İşte, DHKP-C'nin son gerçekleştirdiği eylemlerin kısa hikayesi ve perde arkası budur!


İzlenme: 3115 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ