• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Diyanet’in düşmanlığı!

Fikri Sağlar

Fikri Sağlar

E-Posta : fikrisaglar@birgün.net

 İsterlerse başarabilirler! Türkiye’de yapılmayacak artık hiçbir şey yok…

Çünkü;

Hukuk devleti olmaktan vazgeçtik! Her ne kadar; Anayasa, yasalar, içtihatlar ve yönetmelikler varsa da. Avrupa’nın en büyük adalet sarayları, mahkeme salonlarına sahipsek de. Yüksek Mahkemelerimiz, yargıç ve savcılarımız varsa dahi

Hak ve hukukun bu ülkede olduğuna inanan kimse yok! Nedeni belli. Mahkemeler artık adaleti gerçekleştirmiyor. Tam tersi yeni ve yeniden sorunlar yaratır hale geldi.

 

Devlet kurumsal yapısından çıktı!

Devletin yeni yapısı, çağın gereklerini yok sayan ucube bir görünümde!

Bilimsel, modern, yurttaşın ihtiyacına uygun, yaşam standardını yükselten, can ve mal güvenliğini sağlayan yetkin ve etkin kuruluşlarımız artık yok!

Verileri toplayan, gerçekleri kollayan liyakatli kurumlar bozuldu!

Sağlık ve eğitim, özel sektörün çıkar hırsına teslim edildi. Devlet okulları, eğitimde çağın dışına itildi!Kendi çocukları dışarıda okurken, Halkın çocuklarına bilime dayalı eğitim yerine dine dayalı eğitim veriliyor! Amaç kindar ve dindar bir gençlik yetiştirmek. OECD verilerine göre en geri bırakılmış eğitim sistemi Türkiye’de! Yani aciz, cahil ve biat eden bir topluma göre hareket eden keyfi bir devlet yapısı ortaya çıkarıldı! İşte böyle bir ülkede her şeye kolaylıkla yapılabilir!

 

Adaletin olmadığıcehaletin kol gezdiği bir yerde, gücü ele geçirenlerden kurtulmak daha da zorlaşır! Hele, laik demokratik parlamenter cumhuriyeti önceleyen sistem terk edilmiş, eğitim yeni rejime uygun hale getirilmiş ve devlet yandaşına çıkarsağlayan, karşıtına tokat atan bir durumdaysa o toplumda, yeniden hukukun filizlenmesi ve de demokratik hakların oluşması zordur! Dahası, kimlikler üzerindensiyaset yapılan bir ülkede farklılıkların varlığına da müsaade edilmez!

 

Yaşam korkusu içinde olan toplum, adeta uyuşturulan insanlar gibi hak ve hukuk arayamaz, eğitim ve sağlıklı bir hayat düşünmez! Sadece karnının doymasını bekler! Bu nedenle; Devletin baskısını sorgulamaz. Siyasetin keyfiliğine ses çıkarmaz. Verilenle yetinir! Söylenene göre yönlenir!

 

Onun artık mazisi, atası, değerleri, hüznü, coşkusu, kayıpları ya da zaferleri de kalmamıştır! Sadece bir adama biat eden uyuşturulmuş kişilerdir!

 

Türkiye bu duruma getirildi!

Öyle ki; emperyalistlerden kurtuluşunun ve laik demokratik Cumhuriyetinin kuruluşunun zafer gününü kutlamaktan gocunan bir anlayışla yönetiliyor!

30 AğustosZafer Bayramı için 84 684 camii de okutturulan Cuma Hutbesi’ndeDiyanet Başkanlığı, zaferin başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ismini özellikle geçirmemiş, O’nu anmamıştır!

Herkesin tepki gösterdiği bu vahim durum, Türkiye’nin geldiği son noktadır!

 

Yapılan, sehven yanlış ya da unutkanlık değildir! Yapılan, tamamen Atatürk düşmanlığının çığırından çıkmış sonhamlesidirTürkiye Cumhuriyeti’ni kuranlaraduyulan kinin dışavurumudur

 

Benzeri bir olay 1980’lerde TRT‘de yaşanmıştı. FaşistKenan Evren zamanında Kıbrıs Barış Harekâtı ile ilgili yapılan belgeselden dönemin başbakanı Bülent Ecevit’in adı çıkarılmıştı. Nedeni; O günkü dalkavukluk anlayışıydı...

Tıpkı bugün olduğu gibi!

 

Görevi, dinlerin saygınlığını ve inananların özgürce ibadet edebilmesinin güvencesi olması gerekirken Diyanet Başkanlığı, din tacirliği yapan çıkarcı siyaseti doğrudan camiye taşımaktadır! Dahası! Başkanı; ”Allah’ın bütün vasıflarını taşıyor “diyene de,denilene de dur diyemeyecek kadar, görevini siyasallaştıran bir konuma gelmiştir.

 

İnsanlar; inançları ve sahip oldukları değerler için ya da çıkarları adına ölüme giderler! Diyanet, ayrıştırdığı mezhepler, verdiği fetvalar, kolladığı tarikatlar ve siyasete biat etmesiyle yurttaşların inançlarıyla oynamakta, mütedeyyinleri kışkırtmaktadırGörülen o ki; gidişat tehlikelidir!

İzlenme: 19 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR