Gerçek Sözcü Özel Haber

Fikret Ünlü’yü uğurlarken…

Fikri Sağlar

Fikri Sağlar

E-Posta : fikrisaglar@birgün.net

 Kötülükler üst üste geliyor.

Memleketin hali malum ama ölüm gibisi yok!..

Rahmetli babam; “olanla ölenin arkasından gidilmez. Çünkü onlar bir daha geri gelmez!” derdi.

Olanlardan ders çıkarılabilir. Evet, geri gelmez ama akılla hareket edilirse bir daha tekrar edilmez.

Ancak, ölenler için öyle değil!.. 

Ardında hiçbir izi olmayanlar. Hatırlanmaz!..

Bir de insan sevgisiyle dolu olanlar vardır ki hiç unutulmaz!..

Neden hep iyi insanlar çabuk ölüyor?!!

Çünkü iyilerin kayboluşunu hemen anlıyoruz!..

Kötülerin öldüğünü fark etmiyoruz!..

Can dostum, yoldaşım, ülkemizin yetiştirdiği değerli siyaset ve spor insanı Fikret Ünlü’yü kaybettik.

Bu haber ülkemizi çok üzdü. 

Ne kadar çok seveni varmış…

Fikret Ünlü sevgi dolu bir insandı. Kin ve nefretten uzak. Özü sözü bir, içi güzel ve temizdi. Kibar, saygılı, ilkeli ve dürüsttü. Ahlakı ve siyasetteki dik duruşuyla kalpleri kazanmıştı. Bilgili, esprili ve müthiş bir sağduyu sahibiydi.

Ailesine düşkündü…

Oya ve Barış’ın üzerine titrer. Onların başarısıyla övünürdü.

Oğlum Erdal Yankı doğduğunda bana; “Fikri boş bulduğun her an oğlunun yanına git, kucağına al, öp, sev. Şimdi yapmazsan bir zaman gelir öpmek istediğinde büyüdüğünü görür geçen zamana hayıflanırsın!..” demişti. Fikret Ünlü haklı çıktı.

Evet “Aileden uzak kalmak gerçek siyasetçinin değişmez kaderidir!..”

Fikret, sevgili eşi Ülker, çocukları ve torunlarıyla birlikte olmak için Ankara’dan İstanbul’a taşındı.

1983’te siyasete girdiğim günden itibaren, SHP’nin kuruluşundan DSP’de bakan oluşuna kadar dostluğumuz sürdü.

Bir ağabey gibi beni kolladı. Öğüt verdi. Düşünceleri ile katkı sundu.

SHP’nin başarılarında katkısı büyüktür. 

Fikret Ünlü SHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Genel Sayman görevlerinde bulundu. Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’nün danışmanı oldu.

SHP Genel Sekreteri olarak birlikte çalışmak benim için bulunmaz bir şans olmuştu. 

Parti içi çekişmeler yüzünden DSP’ye geçti. Çok üzülmüştüm. Ama 56 ve 57’nci Ecevit hükümetlerinde Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı olmasına da sevinmiştim. 

Sporun gelişmesi için çok büyük çaba gösterdi. Gençliğe bu gün bile gösterilmeyen ilgi ve desteği verdi. 

Gelecek adına devrim niteliğinde yapısal değişikliklere imza attı.

İyi bir insanı daha kaybettik.

Ancak O bıraktığı izle, sonsuza dek kalbimizde yaşayacak!..

Geçen olayların geri dönüşü çıkarılan derslere bağlıdır!

Ozan Arif için söylenen sözlerden Devlet Bakanı Müslüm Doğan ders çıkarıyor.

Özetle şöyle diyor;

“Değerlerimizi hiçleştirme, inancımızın onurlu direniş süreçlerini yok sayma hiç bir siyasetçinin gündemi olamaz.

Özellikle seçim kazanma, ittifak durumları gerekçe gösterilerek, yolumuz ve inancımız karanlık bir sürece sürüklenemez.

Pirimiz Pir Sultan Abdal’ı bir faşistle aynı eksene oturtma çabası tam bir akılsızlık yetmezlik ve ihanet örneğidir.

Bizim yolumuz Allah Muhammed Ali diyenlerin yoludur.

…Alevi Toplumu, büyük bir kuşatma ile karşı karşıyadır.

Bu kuşatmayı yarmak ve inancımızın özgün halinin ileri kuşaklara aktarma çabasını esas almak üzere, bir arada diri olmamız gerekiyor.

İnancımız ve öğretimiz bize bu kuşatmayı yarmada politik hattı belirlemede tek dayanaktır.

Bizi oy deposu olarak gören tüm siyasi partilere çağrımız şudur;

Alevi Toplumu olarak biz, sadece barış demokrasi ve insan haklarının egemen olduğu laik bir Cumhuriyet istiyoruz.

İnancımız ve öğretimizin uluları ile uğraşmayın…” 

Yani; iz bırakıldığında ölen yaşıyor, ders alındığında olan tekrarlanmıyor!..

İzlenme: 120 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR