• DOLAR 3,9602 TL
  • EURO 4,6522 TL
  • Altın 163,0758 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Abdullah Öcalan'ın imzaladığı resmi evraklar, memur Öcalan nasıl birisiydi?

Gölge Adam

Gölge Adam

E-Posta : golgeadamim@gmail.com

BEBEK KATİLİ KİMLERİN SINIF ARKADAŞIYDI?  OKULDA NASIL BİRİSİYDİ? PKK NASIL KURULDU? İLK EYLEMİNİ NASIL YAPTI.
Geçtiğimiz günlerde eski bir Tapu kadastro teşkilatı mensubu şimdi başka kurumda çalışan bir arkadaşım Abdullah Öcalan ile ilgili yazdığım yazım üzerine beni aradı abi keşke bana da bir şeyler  sorsaydın ben biliyorsun Eski Tapu Kadastro mensubuyum Abdullah Öcalan’ın öğrencilik ve iş yaşamı ilgili bir takım araştırmalarım oldu dedi ve başladı anlatmaya :
Abdullah Öcalan ile ilgili ta çocukluk yıllarına 1969 yılına gidip inceledim hem de 3-5 ayrı kişi ile yaptığım değişik konuşmalarla 2 tane sınıf arkadaşı, o dönemde okuduğu okulda yönetici olan bir öğretmeni ile konuştum ayrıca Diyarbakır’da aynı işyerinde çalıştığı arkadaşları ile görüştüm dedi. 

Abdullah Öcalan’ın Tapu kadastro mensubu olduğunu ben Tapu Kadastro’ya girmeden önce biliyordum. Konya Bölge Müdürlüğüne atandığımda Tesadüfen Bölge Müdür Yardımcımın Abdullah Öcalan ile sınıf arkadaşı olduğunu öğrendim. 1965-1969 yılları arasında   Ankara Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne personel yetiştiren iş garantili Tapu ve Kadastro Meslek Lisesi’nde beraber okumuşlar. Ankara’yı tanıyanlar iyi bilir, Kızılay’dan Maltepe’ye giderken (şimdi yolun sağında) Ankara Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğünün binası vardır. 1960’lı yıllarda o bina Tapu ve Kadastro Meslek lisesi olarak hizmet vermekteymiş.  Onun anlattıklarını dinledim; “Abdullah çok sesiz bir arkadaşımızdı, pek başarılı birisi de değildi, arada kopya çekmeye çalışır ama pek kopya veren olmadığı için çekemezdi. Pek arkadaşlar ile diyalog kuramazdı, mesleki bilgisi zayıftı. Arada sırada ailesinden tulum peyniri, tereyağı, bal gelirdi. Bizler yatılı okuduğumuz için malum 24 saat beraberdik. İşte o zaman herkesin Abdullah’a bakışı ve yaklaşımı değişirdi ta ki gelen erzaklar bitene kadar. Abdullah can dostumuz olurdu. Erzaklar bitince gene Abdullah ile alay edilmeye başlar, konuşmanı anlamıyoruz derlerdi. Tapu Kadastro yatılı bir okul olduğu için üst sınıftaki ağabeylerin yanında pek konuşamazdık, kıdemcilik vardı. Üst sınıftaki ağabeyler erzaklar bitince Abdullah’ı döverlerdi. O da pek sesini çıkaramazdı. Kendi halinde gezer pek bizlerin arasına karışmazdı. Bazen bizler okuldan kaçardık. O kaçamaz, okul yönetiminin ceza vermesinden çok korkardı” dedi.
Diğer bir sınıf arkadaşı ile Ankara’da toplantıda karşılaştım. Ondan da bu anlatılanların teyidini aldım. Hemen hemen aynı paralellikte şeyler anlattı. Fakat onun farklı anlattığı bir şey vardı. “Abdullah yatarken ranzalarımız yan yanaydı. Geceleri çok sayıklar bazen sayıklarken sanki tahtaya bir şeyler yazıyormuş gibi boşluğa yazılar yazar ve  aniden uykudan uyanırdı. Sanırım çocukluk yıllarında bir travma geçirmişti, yada ailesinden ayrılmanın verdiği bir travma ile bunları yapıyordu bilmiyorum” dedi.
O yıllarda aynı okulda yönetici olarak çalışan aynı zamanda derslere giren bir öğretmeni ile bu iki kişinin anlatılanların teyidini aldım. O da Abdullah’ı çok iyi hatırlıyordu. “Çok sesiz biriydi. Deseler ki bu okuldan bir terörist çıkacak,  Abdullah en son akılma gelen kişi olurdu. Çünkü kendi halinde sesiz sedasız birisiydi” dedi.
 Şimdi gelelim Abdullah Öcalan’ın diğer ünlü okul arkadaşına. O yıllarda Uşak’ın Eşme İlçesinde Doğan ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için köylülerin yardımı ile kazandığı okula gönderilerek okutulan, aynı okulu Abdullah Öcalan’dan 1 yıl önce kayıt yaptıran isim Merkez Bankası Eski Başkanı Durmuş Yılmaz’dan başkası değildi.  Abdullah Öcalan okulu 1969 yılında bitirmiş, bu ünlü kişi ise bu okulu 1968 yılında bitirmişti. Yani aynı öğretmenlerden eğitim almışlar, aynı yatakhanelerde yatmışlar, aynı karavandan yemek yemişlerdi. Birisi Tapu Kadastrodan sonra başka bir fakültede okuyup ülkenin Merkez Bankası'nın başkanlığına kadar yükselmişti. Devletin kasasının dolması için, ekonominin düzelmesi için elinden geleni yapmıştı.
 Diğeri ise de Tapu Kadastroda okuyup bir başka fakültelerde okumuş, terör örgütü kurmuş, o ülkenin kasasının boşalması,ekonominin bozulması ve ülkenin bölünmesi için elinden geleni yapmıştı. Gariptir ki! Bu insanlar aynı okuldan mezun olmuşlardı. Şimdi ise birisi Cumhurbaşkanın Başdanışmanı, diğeri ise İmralı Cezaevinde terör örgütü lideri olmaktan ve bebek katili olmaktan yatıyor.
Şimdi de Abdullah Öcalan’ı aynı müdürlükte çalıştığı iş arkadaşının ağzından tanıyalım.
Okulu bitirip Diyarbakır Kadastro Müdürlüğüne atanan, Kadastro Teknisyeni Abdullah Öcalan’ı anlatalım. Abdullah Öcalan malumunuz kadastrocu, kadastro teknisyeni  köylerde çalışır arazi ölçer mülkiyeti belirler ve tapuları çıkarır. O dönemde birlikte aynı ölçme ekibinde (5 kişiden oluşan 1 ölçme ekibine birlik adı verilir) aynı köyde aynı birlikte çalışan arkadaşı olarak Abdullah Öcalan’ın anlatımı şöyledir:rn
 “Biz arazide sıcağın ortasında çalışırdık. Abdullah ise bizle birlikte çalışmaz, köylülerin yanına gider, yarı Kürtçe, yarı Türkçe gider akşama kadar onlarla konuşurdu. Biz yanlarına gittik mi ya susar yada biz Kürtçe bilmediğimiz için Kürtçe konuşmaya çalışırdı. Pek bir hedefi yoktu. Bu arada üniversite sınavına girdi. İstanbul Hukuk Fakültesini kazandı ve okula gitti. Sonra duyduğuma göre oradan Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinin yönetim organizasyon bölümüne geçiş yapmış o esnada şimdiki tabir ile bankamatik memuru olmuştu. O dönemde kadastro müdürümüz biraz izin, biraz raporla Abdullah’ı idare etti. Maaşını her ay mutemedimiz ziraat bankasındaki hesabına yatırırdı. Abdullah bu arada hem okuyor hem de Ankara’ya tayin yaptırmaya çalışıyordu. Tayinini bir türlü çıkmıyordu. Müdür ve daire içindeki arkadaşlarında homurdanmalar artmıştı. En sonunda müdür tayinin çıkmıyorsa istifa et telkininde bulunuyor seni artık idare edemem diyordu. Abdullah Diyarbakır’a en son geldiğinde Müdür son restini çekti önümüzdeki ay işe gelme seni müstafi azledeceğim (7 gün işe gelmeyen memur otomatikman istifa etmiş sayılır buna da müstafi denilir) dedi Abdullah bu sözle çok sıkışmıştı. Tayini Ankara’ya yaptıramıyordu. Sanırım bu sıkıntı Abdullah’ı sorunu çözmeye itmişti çünkü istifa etse başka bir yerden  geliri olmadığı için ve de ailesinin ekonomik durumu iyi olmadığından dolayı maddi yardım edemediğinden dolayı okuyabilmek için maaşa çok ihtiyacı vardı. Maaşı olmasa okuyamazdı.O dönemde duyduğuma göre MİT’çi birisi ile mi tanışmış MİT’çi birisinin kızını mı sevmiş bu nedenle MİT’e mi girmiş tam bilemiyorum. Sonra müdürlüğe bir yazı geldi. O yazı ile müdür Abdullah’ı aramaktan sormaktan vazgeçmişti” dedi.
Diyarbakır Kadastro Müdürlüğünde Kadastro Paftalarında (haritalarında) Abdullah Öcalan’ın birçok imzaları bulunmaktadır ve bu paftalar halen kullanılmaktadır.rn
İŞTE BU PAFTALARIN BAZILARINDA BULUNAN ÖCALAN İMZASI 
Aynı şahıs Öcalan’ın O dönemde sırf maaş alabilmek için MİT’e yardım etmeye başladığını Büyük elçilerimizi öldüren Asala Örgütünü iyi tanıdığını bunları çökerteceğini söylemiş, devlet bunlara özel bir ekip kurmuş para ve teçhizat vermiş. Asala Örgütünün çökertilmesi için görevlendirmiş bunlar gidip asala örgütünü çökertmişler. İşi bitip dönerlerken Abdullah Öcalan ve yanındaki bir arkadaşı ile diğer ekip arkadaşlarına pusu kurmuşlar onları öldürüp kalan silah ve paraları bildikleri bir araziye gömmüşler , sonra Ankara’ya pusu yediklerini ve ekip arkadaşlarının öldüğünü anlatmışlar. Silah ve paraların pusu kuranlar tarafından alındığını, kendi hayatlarını zor kurtardıklarını söylemişler ve kendilerini unutturuncaya kadar gözden uzakta  kalmaya başlamışlar. Öcalan duyduğuma göre 3-5 defa yurt dışına çıkmış o dönemde kurumdan ayrılmıştı .
Gene duyduğuma göre o dönemlerde Mit değişik kurumlarda çalışıyormuş gibi gösterip Öcalan’ın maaş alması sağlanmıştır Bu kurumlardan 1 tanesi de Konya Seydişehir Alüminyum Tesislerinin olduğunu duymuştum. rn
Bu cinayet işlerinden sonra  kendilerini unutturunca da önce paraları çıkarıp PKK Örgütünü kurmanın adımlarını atmışlar Örgüt kurulduktan sonra :
15 Ağustos 1984’te Eruh’ta ne olmuştu?rn
1976’da Ankara’da küçük bir gruplaşma halindeyken 1978 yılından itibaren Hilvan-Siverek civarında kimi aşiretlerle kendisi dışındaki solcuları ve Kürtleri hedef alan eylemlerle sesini duyurdu.
O dönemde Apocular olarak bilinen ve Siverek’teki Bucak aşiretine karşı (Susurluk skandalına adı karışan Eski Doğruyol Partisi Milletvekili Sedat Bucak’ın bağlı bulunduğu aşiret) silahlı eylemlerde militanların ayaklarına giydiği ayakkabılar nedeniyle “Mekaplılar” diye adlandırılan terörist grubu, 17 Kasım 1979’da PKK ismiyle partileşmişti.rn
12 Eylül döneminde açılan davanın iddianamesinde 12 Eylül 1980’e kadar 213’ü sivil 243 kişiyi öldürdüğü belirtilen PKK örgütü, bu dönemde yakalanmayan kadrolarını Filistin, Lübnan ve Suriye’ye çeken ve daha sonra Kuzey Irak’ta üslenen PKK, ilk büyük eylemini 15 Şubat 1984’de yaptı.
Siirt’in Eruh ve Hakkari’nin Şemdinli ilçesini basan teröristler, karakollara ve askeri lojmanlara saldırdılar. Her iki ilçeyi bir süre kontrol altında tutan örgüt militanları, ilçe meydanından ve cami minaresinden bir süre propaganda yaptı ve daha sonra da Kuzey Irak’a döndükleri bildirildi.rn
Sadece Eruh’ta 1 askerin şehit düştüğü olay, ölü sayısının az olmasına da bakılarak ilk anda çok önemsenmedi. Son birkaç yıldır zaman zaman ve yer yer görülen vur-kaç eylemlerinden biri sanıldı. PKK sonraki her 15 Ağustos’u önceleri “ilk kurşun günü” sonra da “Diriliş Bayramı” olarak yeni eylemlerle kutlama kararı almışlar.
 
Ayca çok önemli son bir ayrıntı daha paylaşayım dedi 1990’lı yıllarda bir grup kadastrocu PKK’lılar tarafından kaçırılmış dağa kaldırılmıştı. Bu insanlar kadastrocu oldukları için Terörist Başının eski meslektaşları olması nedeni ile Öcalan’ın özel talimatı ile serbest bırakılmışlardı. Fakat bu kaçırılan kişilerin kullandıkları araç gereçler ile müdürlüğün resmi arabası teröristlerce yakılmıştı.rn
 

İzlenme: 12533 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • iadeli tahhütlü

    Misafir: 85.109.70.212 IP numarası ile Yozgat'tan küfür yazan kişi o küfürler aynen sana iade edilmektedir http://www.ipsorgu.com/?ip=85.109.70.212#sorgu 25 Nisan 2015 23:53

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ