• DOLAR 3,9309 TL
  • EURO 4,6148 TL
  • Altın 161,4001 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

13 KASIM 2014 TARİHİNDE KANAL A HABER’E VERMİŞ OLDUĞUM RÖPORTAJ

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

-Sayın Öymen 2009 yılından bugüne gelinen noktayı değerlendirmenizi isteyeceğim. Dün bir TV programına katılan CHP Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu “Ben CHP adına, Genel Başkanım adına o zaman acı çeken herkesten özür diliyorum” dedi. Öncelikle Tanrıkulu’nun özrünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle 2009 yılında ne söylediğimi bir cümle ile hatırlatmak istiyorum. Benim söylediğim şuydu: “Atatürk barış adamıydı. Ülkeye saldırılmadıkça savaşı cinayet sayardı. Fakat ülkeye yurt içinden, yurtdışından herhangi bir saldırı olursa saldırganlarla müzakere yapmaz, mücadele ederdi. Türkiye, şehit vermeyi göze alarak yurtdışından gelen saldırılara, yurt içindeki ayaklanmalara karşı mücadele etmiştir. Analar ağlamasın lafı şehit vermekle bağlantılıdır.

İkinci olarak Sayın Sezgin Tanrıkulu’nun söylediği sözler son derece vahimdir ve çok ciddi bir durum yaratmıştır. CHP’nin kuruluşundan bu yana sebebi ne olursa olsun hiçbir parti yöneticisi Atatürk’ü ve Atatürk dönemini suçlamamıştır. Özür dilemek bir şuç işlendiğini kabul etmek demektir. Kim suç işlemiştir? Siz kimin namına, kimden, niçin özür diliyorsunuz? Yani Atatürk’ün dönemindeki bir ayaklanmanın bastırılması dolayısıyla siz Atatürk’ün partisi olarak kimden özür diliyorsunuz? Ayaklanmacılardan mı? Yani Atatürk’e karşı ayaklananlar haklıydı da bunu bastıran devlet haksızdı mı demek istiyorsunuz? Üstelik hiçbir genel başkan şimdiye kadar hiçbir parti yöneticisinin Atatürk’ü suçlamasına izin vermemiştir. Buna CHP’de ilk defa tanık oluyoruz. Bunu hiçbir şekilde kabul edemeyiz.

-Aslında Onur Bey ilk defa tanık olmuyoruz. 2 yıl önce de CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün “Dersim katliamının sorumlusu CHP’dir” demişti.

Parti yöneticisi diyorum. Hüseyin Aygün parti yöneticisi değildi. Şu anda bahsettiğimiz zat partinin genel başkan yardımcısıdır. Bu nedenle, bu açıklamayı kesinlikle kabul edemeyiz. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili bunu içine sindiremez ve Genel Başkanın da bunu içine sindirebileceğini zannetmiyorum. Atatürk’ün koltuğunda oturan hiç kimsenin parti yöneticisi tarafından suçlanmasını hoş görmesi mümkün değildir, hoş görmeye hakkı yoktur. Bu bakımdan, ben Sayın Genel Başkanın bu konuşmayı kınamasını ve Atatürk’ten bu konuşma dolayısıyla özür dilemesini bekliyorum. Bunun başka çıkış yolu yoktur. Bunu yapamıyorsanız, Atatürk’ün koltuğunda oturup da Atatürk’e yönelik suçlamalara karşı bir tavır koyamıyorsanız o zaman bu koltuğu bırakacaksınız! O koltuk Atatürk’e sahip çıkanların koltuğudur. Biz Atatürk döneminin böyle uluorta parti yöneticileri tarafından suçlanmasını sineye çekemeyiz. Bunu sineye çekenleri de sineye çekemeyiz. Bunu herkes açıkça bilmelidir. CHP ve Türkiye bu kadar sahipsiz değildir. Ayaklanmacılar devlete saldıracak, askerimizi öldürecek, subayımızı öldürecek, köprüleri yıkacak, devlet dairelerini imha edecek, tahrip edecek ve siz ayaklanmacıları değil de, ayaklanmayı bastıran devleti suçlayacaksınız. Tabi ki bastırılma sırasında bir takım aşırılıklar olmuş olabilir, fakat bu konuda söylenecek şudur: “Bunun ayrıntılarını tarihçilere bırakınız.” Yani tarihten, bugünün siyaseti için malzeme çıkartılmasına izin vermeyeceksiniz. Başbakanın da bu olayı Kerbela’ya benzetmesini şiddetle kınıyoruz diyeceksiniz. Bir parti yöneticisi olarak CHP’nin geçmişi içinize sinmiyorsa söyleyeceğiniz tek bir şey vardır: “Tarihi tarihçilere bırakıyoruz.” Bu kadar. Atatürk’ü suçlamak için o makamda oturmuyorsunuz. O makama gelen insanın bir sorumluluk taşıması lazım. O sorumluluk da Atatürk’e saygı gösterme sorumluluğudur. Bunu yapamıyorsanız, burada sizi uyaracak bir makam var: o da parti genel başkanıdır. O da bu görevi yerine getiremiyorsa, emaneti sahibine iade edecek. Bu son derece ciddi bir durumdur ve benim bildiğim kadarıyla partimizin tarihinde ilk defa oluyor.

-Hüseyin Aygün’ün “Dersim Katliamının tek sorumlusu CHP’dir” sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz kesinlikle bu açıklamayı kabul etmiyoruz. Orada devlete karşı bir ayaklanma var. 18 ayaklanma olmuştur ve bunların çoğunun dış bağlantılı olduğunu biliyoruz. Dersim olayında, bu olayın başının İngiliz Dışişleri Bakanı’ndan yardım talep eden mektubunu da biliyoruz. Bu bakımdan hiç kimse kalkıp da masum bir şekilde bunun haklı bir halk ayaklanması olduğunu bize anlatmaya kalkışmasın. Merak eden varsa İngiliz arşivlerini okuyabilir.

Ayrıca, UNESCO insan haklarına saygılı olduğu için 1981 yılını Atatürk yılı ilan etmiştir. Yani uluslararası kuruluşlar Atatürk’ü insan haklarına saygısı dolayısıyla takdir edecek, Başbakanımız bu yaşananları Kerbela’ya benzetecek, parti Genel Başkan Yardımcımız ise Atatürk’ü suçlayıp halktan bunun için özür dileyecek. Böyle bir çelişki olabilir mi?

-Onur Bey, 2009 yılında bu açıklamanızdan sonra verdiğiniz bir röportajda “Genel Başkan ifadelerime tepki göstermedi. Bilakis alkışladı” demiştiniz. O dönem Genel Başkan Deniz Baykal’dı.

Baykal’da alkışladı, Kılıçdaroğlu da alkışladı. Kılıçdaroğlu en ön sırada oturuyordu. Merak ediyorsanız, oturumun videosunu meclisten alarak kimin alkışladığını görebilirsiniz.

-Peki, şimdi Kılıçdaroğlu nerede duruyor? Sizce, nerede durmalı?

Atatürk’ün koltuğunda oturan bir insanın Atatürk suçlanırken sessiz kalmaya hakkı yoktur. Bu kadar açık. Yani sesini çıkaramıyorsa, sessiz kalıyorsa, o koltuğu bırakmak zorundadır. Bir Genel Başkan Yardımcısı Atatürk’ü suçlayacak noktaya geldiyse, CHP’de çok şey değişmiştir. Evvelce CHP’ye Genel Başkanlık yapıp da, Atatürk’ün koltuğunda oturmuş olanların da şimdi susmaya hakkı yoktur.

Partinin bütünlüğünü hepimiz düşünüyoruz. Partiye zarar vermemek için hepimiz çalışıyoruz. Ama partiye başkaları zarar verirken susmak partiye zarar vermektir.

-CHP’de yaşanan son gelişmeler hakkında da değerlendirmenizi almak isterim. Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle başlayan ve gözle görülür bir görüş ayrılığı var parti içinde. Hatta bu görüş ayrılığı istifa da getirdi. Eski CHP’liler tarafından CHP’nin kimliğinden uzaklaştığı dillendiriliyor. Bu konuda sizin görüşünüz nedir?

Ben parti meselelerini medyalar aracılığıyla tartışmam. Her partide tartışmalar ve görüş ayrılıkları olur. Bunları doğal karşılamak lazım. Ama ben sadece partinin temel ilkelerine, Atatürk’ün kimliğine, kişiliğine bir saldırı olduğu zaman sessiz kalamam.

Biz sadece partiden değil, Cumhurbaşkanından ya da Başbakandan da böyle bir açıklama geldiğinde tepki gösteriyoruz. Buna herkesin tepki göstermesi lazım. CHP sokakta kurulmadı. Bu parti Milli Mücadele’nin ürünüdür. Devletin kuruluşunda, temelinde bu partinin harcı var. Biz CHP’yi bu kadar kolay feda etmeyiz. Bu parti sahipsiz değildir!

 

 


İzlenme: 3176 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ