• DOLAR 3,9602 TL
  • EURO 4,6522 TL
  • Altın 163,0758 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Başbakanın Almanya seyahati ve Avrupa Parlamentosu seçimler

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

 Başbakanın Almanya seyahati yurt içinde ve dışında büyük tepkilere yol açtı. Türkiye yıllardan beri yurt dışındaki vatandaşlarımızın, farklı görüşlerde de olsalar, birlik içinde hareket etmelerini destekleyen bir yaklaşım sergiliyordu. Bu ziyaret ise ayrışmayı, hatta karşıtlığı ön plana çıkarttı. Bir başbakanın yurt dışında kendi vatandaşlarının bu kadar büyük protestosuyla karşılaştığının başka bir örneğini hatırlamıyorum.

Ziyaretten önce bazı Alman siyasetçilerinin ve basınının yalnız Başbakan için değil, Türkiye ilçin de dile getirdikleri olumsuz görüşler Türkiye ile Almanya, hatta Avrupa arasındaki ilişkilerin ne kadar soğuduğunu göstermesi açısından dikkat çekici oldu. Önde gelen Hristiyan Demokrat siyasetçilerin yanı sıra şimdiye kadar Türkiya'nin AB üyeliğini destekleyen Avrupa Parlamentosu Başkanı Sosyal Demokrat Martin Schultz gibi politikacıların bile AB üyeliğimize karşı sözleri ülkemiz aleyhinde esen olumsuz rüzgarların göstergesi oldu.

Başbakanın bu olumsuz görüşleri cevaplamak yerine Alman basınındaki eleştirileri hedef alması, hatta AB üyeliğimize açıkça karşı çıktığı bilinen Başbakan Merkel'le AB konusunda işbirliği içinde olduğunu söylemesi Hükümetin de AB üyeliğini gözden çıkarttığı izlenimini yarattı. Başbakan'ın bir süre önce AB yerine Şangay İşbirliği Örgütü üyeliğini tercih edeceği yolundaki sözleri hatırlandığında Hükümetin insan haklarına ve özgürlüklerine dayalı Avrupa'nın değerler sisteminden büsbütün uzaklaşma eğiliminde olduğu izlenimi güçlendi.

Başbakanın konuşmasında, Almanya'da ve diğer demokratik ülkelerde dile getirilen insan hakları ihlalleri, demokratik protestolara karşı aşırı güç kullanımı ve twitter'in ve UTube'un yasaklanması, basın üzerindeki baskılara yönelik eleştirilere karşı gerekli iyileştirmelerin yapılacağı yoluna ifadelerin yer almaması Hükümetin aynı yolda devam edeceği izlenimini kuvvetlendirdi.

Bu gibi ziyaretlerde gelenekselleşmiş kuralların dışına çıkılarak Başbakanın Alman Başbakanı ile ikili bir görüşme yapmaması bütün bu sorunların en üst düzeyde ele alınmasına olanak vermedi.

Ziyaretten hemen sonra yapılan Avrupa Parlamentosu seçimleri yabancı düşmanı, ırkçı ve ABnin genişlemesine karşı olan partilerin güç kazandığını gösterdi. Bu gelişme Türkiye'nin üyeliğinin büsbütün güçleştiğini ortaya koydu. Bizim dışımızdaki nedenlerin de etkisiyle ortaya çıkan bu durumda Türkiye'nin , izlediği politikalarla bu olumsuz güç odaklarının değirmenine su taşıması büyük hata olur. 

Türkiye'nin Avrupa'yla ilişkilerinin bir bütün olarak masaya yatırılmasının zamanı gelmiştir. Yeni seçilecek Cumhurbaşkanına bu konuda büyük görev düşmektedir. Türkiye içeride ülkemizi çağdaş uygarlıktan uzaklaştıracak siyasi akımların dışarıda da yabancı düşmanlarının hedef tahtası haline getirilecek bir ülke değildir. Bu olumsuz gidişi ancak demokratik haklarına sahip çıkacak Türk milleti durdurabilir.

İzlenme: 3183 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ