• DOLAR 3,9153 TL
  • EURO 4,6553 TL
  • Altın 162,9933 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili olarak Aydınlık'ta çıkan yazım

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili görüş ve önerilerim bugünkü Aydınlık gazetesinde "İhsanoğlu'ndan beklenen taahhüt" başlığı altında yayınlandı. Yazının metni şöyle:

Cumhurbaşkanı seçim sürecinde muhalefet partilerinin çatı adayını Partilerin yetkili kurullarında tartışma yapmadan ilan etmeleri haklı eleştirilere yol açtı.
CHP ve MHP'nin ortak adayının her iki partinin temel yaklaşımlarının ortak çizgsini temsil etmesi beklenirdi.

Seçilen adayın kimliği ve şimdiye kadar dile getirdiği düşünceler bu iki partinin ortak görüşlerinin uzağındaydı.

Sayın İhasoğlu'nun dünya görüşünün, özü itibariyle, Başbakanınkinden pek farklı olmadığı anlaşıldı. Kuşkusuz yolsuzluklarla mücadele gibi konularda farklı yaklaşımları vardı ama bu farklılık Cumhurbaşkanı seçiminde tek başına bir tercih sebebi olamazdı.

Özetle devletin dini esasları öncelikle dikkate alarak yönetilmesini isteyenlerin gönül huzuruyla oy verecekleri aday vardır, bir terör örgütünün etkisi altında kalarak ulus devlet ve tek millet anlayışına sahip çıkmayanlarım benimseyecekleri bir aday da vardır, ama Atatürk'ün ilke ve devrimlerini özümsemiş, çağdaşlığı, laikliği vaz geçilmez bir yaşam biçimi sayan, dış baskılara kararlılıkla direnmek gerektiğini savunan, terör örgütüyle müzakere edilmesine karşı çıkan vatandaşlarımızın gönül huzuruyla oy verebilecekleri bir aday yoktur. Cumhuriyetin ilanından bu yana ilk defa Türk vatandaşları bir seçime gerçek anlamda Atatürkçü bir seçenekten yoksun olarak katılacaklardır.

Bu durumda ne yapılmalıdır? Bazıları, bütün sakıncalarına rağmen, sırf Erdoğan'ın seçilmesini engellemek için herkesin Sayın İhsanoğlu'na oy vermesi için çağrıda bulunuyor. Bazıları en iyi seçeneğin seçimlere katılmamak olduğunu söylüyor. Katılıp da geçerli oy vermemeyi savunanlar da var. Bu seçeneklerin her biri vatandaşların demokratik hak ve özgürlüğüdür. Kimse bu hakkı vatandaşların elinden alamaz ve bu seçeneklerin her hangi birini benimseyenleri suçlayamaz.

Vatandaşların önemli bir kısmı kararsızdır. Onlar üzerinde büyük baskı yapılıyor. Farklı düşünenleri adeta bir suçluluk psikolojisi içine sokmak isteyenler var. Bence en yanlış olan da budur. Vatandaşın özgür iradesiyle yapacağı tercihe herkes saygı duymalıdır. Bu süreçte şimdiye kadar yaşanan olumsuzlukların sorumlusu halk değildir.

İzlediği yanlış politikalarla çağdaş cumhuriyetin hedeflerinden sapmasına yol açan, laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu için Anayasa Mahkemesince mahkum edilen, ülkede birlik ve milli bütünlük anlayışına zarar veren, Türk milleti sözünü kullanmaktan bile kaçınan, T.C simgesinin ve Atatürk'ün ünlü sözlerini meydanlardan kaldıran, Cumhuriyetin kuruluş yıllarında yapılanları her vesileyle kötüleyen, terör örgütüyle siyasi pazarlık yapan, dış politikada ülkemizin çıkarlarına ve itibarına zarar veren bir iktidarın en büyük sorumluluğunu taşıyan bir adayın seçilmesini önlemenin yolu nedir?

Bence bu yol, muhalefet partilerinin kendi güçlerinin esasını oluşturan milyonlarca vatandaşın özlemlerini ve beklentilerini bir tarafa bırakarak, onların oylarını çantada keklik sayarak, din istismarı üzerine politika yapan partilerin tabanından, onların söylemlerini kullanarak oy toplamaya çalışmak değildir

Bence bu aşamada Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu'na büyük görev düşmektedir. Onun, genel vaatlerin ötesinde çok açık taahhütlerde bulunmasını beklenmektedir.

Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu,

-Atatürk ilke ve devrimleriyle devletimizin kurucu iradesinin benimsediği dünya görüşüne tümüyle sahip çıkacağını,

-Bütün vatandaşların dini görüşlerine saygı göstereceğini, ancak dini düşünce ve söylemlere atıfta bulunmadan devleti yöneteceğini,

-Hakim, Rektör ve Vali gibi üst düzey devlet görevlerine yapılacak atamalarda, hiç bir partinin etkisi altında kalmadan sadece yetenek ve deneyime öncelik vereceğini,

-Yargı bağımsızlığını yeniden sağlamak ve yaşanan hukuksuzlukları ortadan kaldırmak amacıyla Anayasanın verdiği yetkileri kullanacağını,

-Basının üzerindeki baskıların kaldırılıp ülkemizdeki basın özgürlüğünü dünyanın en ileri ülkeleri düzeyine ulaştırmak için çaba göstereceğini,

-Kadın-erkek eşitliğinin tam olarak sağlanması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi için bütün gücüyle çalışacağını,

-İşçilerin haklarını, sağlık ve güvenlik koşullarını çağdaş ülkelerin düzeyine ulaştırmak için gerekli adımları atacağını,

-Yolsuzlukla mücadele konusunda uluslarası kuruluşların ve çağdaş ülkelerin kabul ettikleri kuralların tümüyle benimsenmesi için çalışacağını,

-Terör örgütüyle müzakerelerde bulunulmasına karşı çıkacağını ve bunu engellemek için çaba göstereceğini,

-Başta Kıbrıs konusu olmak üzere, dış politika konularında dış baskılarla Tütkiye'yi tek taraflı tavizler vermeye zorlayan girişimlere karşı çıkacağını,

-Bütün bu konularda hükümeti uyarıp yönlendirmeye çalışacağını, hükümetin aksi yöndeki tutum, yaklaşım ve girişimlerini engellemek için bütün yetkilerimi kullanacağını,

-Bu hedefler doğrultusunda makul bir süre içinde sonuç alamazsa görevinden istifa edeceğini

taahhüt eden bir açıklama yapması halinde bugün Cumhurbaşkanlığı seçiminde kararsız kalan milyonlarca seçmenin hiç değilde bir bölümünün tutumunu etkileyebileceğini düşünüyorum.

İzlenme: 3253 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ