• DOLAR 3,5056 TL
  • EURO 4,1709 TL
  • Altın 146,5154 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Dış Politikada Yaşanan Sıkıntılar

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

 Son günlerde dış politika alanında önemli ve kaygı verici gelişmeler yaşanıyor. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un Ankara'ya yaptığı ziyaret iki ülke arasındaki görüş ayrılıklarının giderilemediğini

büsbütün ön plana çıkarttı ve Trump yönetiminin ABD'nin Türkiye'nin beklentilerini karşılamaya istekli olmadığı izlenimini güçlendirdi.
Türk hükümetinin PYD'nin PKK'yla yakın işbirliği içindeki bir terör örgütü olduğu yolundaki tezini Amerika'ya henüz kabul ettiremediği anlaşılıyor. Amerika'nın IŞİD'le Rakka ve civarındaki mücadelede

Türkiye'nin değil PYD'nin desteğine öncelik vermeye devam edeceği görülüyor.. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun "Bir terör örgütüne verilen destek bizi üzmüştür" sözleri görüş ayrılığının derinliği hakkında yeterince fikir vermektedir.
Suriye Devlet Başkanı Esad'ın durumu hakkında da önemli görüş ayrılıklarının olduğu anlaşılıyor. Tillerson'un, Esad'ın geleceğine Suriye halkının karar vereceği, kendilerinin önceliğinin IŞİD'la mücadele olduğu yolundaki sözleri Türkiye'nin Esad'ın görevden ayrılmasını öncelikli bir hedef olarak gören yaklaşımından çok farklı.
 
Gülen'in iadesi konusunda da Tillerson'un bir vaatte bulunmadığı anlaşılıyor. Türkiye'nin bu konudaki çabalarının hiç değilse şimdilik sonuç vermediği görülüyor.
Tillerson'un ziyareti sırasında Kıbrıs konusundaki gelişmelerin gündeme gelmemiş olduğunu düşünmek zor. Bu konuda her iki taraf da basına açıklama yapmadı. Soru soran gazeteci de çıkmadı. Gene de 16 Nisan referandumundan sonra Türk tarafına baskıların arttırılacağı beklentisi hakim. Birkaç gün önce bir konferans vermek için gittiğim KIbrıs'ta kaygılı bir bekleyişin sürdüğünü gördüm.
PYD konusunda Rusya'yı da ikna edemediğimiz görülüyor. Onların Afrin'de PYD'ye verdikleri askeri desteği kanıtlayan fotoğraflar basında yayınlandı.
Bu sıkıntı verici gelişmelerin olduğı sırada Türkiye'nin Fırat Kalkanı operasyonunu sona erdirdiğini açıklaması iktidarın Suriye politikasında önemli değişiklikler olabileceğini gösteriyor. Evvelce
Menbiç ve Rakka'ya operasyon yapmaya hazır olduğunu açıklayan hükümetin şimdi bu konuda geri adım attığı görülüyor.
 
Türk ve Amerikan Dışişleri Bakanlarının Irak konusunda neler görüştüğü yolunda basında pek fazla bilgi yok. Ancak ABD Savunma Bakanlığına yakın olan RAND Corporation'ın kısa bir süre önce yayınladığı "Bağımsız Kürdistan'ın Bölgesel Etkileri" başlıklı rapor adeta bağımsız bir Kürt devletinin zeminin hazırlandığı izlenimi veriyor. Üstelik raporda Türkiye'nin bu konuda evvelce izlediği politikadan uzaklaşarak şimdi bağımsız Kürt devletini tanımaya hazırlandığı görüşü ısrarla vurgulanıyor.
Tam bu sırada bir devlet bankamızın üst düzeydeki bir yöneticisinin Amerika'da tutuklanması yeni bir sıkıntı yarattı ve bazı hükümet üyeleri bu vesileyle Amerika'yı ağır biçimde suçlayan demeçler verdiler.
Avrupa'yla ilişkilerimizde de sıkıntılar yaşanıyor. Almanya ve Hollanda'yla Hükümet üyelerinin referandumla ilgili propaganda çalışmalarının engellenmesinden sonra başlayan gerginlik başka alanlara da sıçradı. Alman Dış İstihbarat Başkanı Bruno Kahl'in 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında Fethullah Gülen'in bulunduğuna ikna olmadıkları yolundaki açıklamasından sonra İngiltere Avam Kamarasının Dış İlişkiler Komitesi'nin Türkiye-İngiltere ilişkileri konusundaki raporunda da benzeri kuşkular yer aldı. Öyle anlaşılıyor ki, bu konuda yabancı ülkeleri ikna etmek için daha çok çaba harcamamız gerekiyor.
Almanya ve İsviçre'nin Türk makamlarının o ülkelerdeki Türkler aleyhinde casusluk yaptığı yolundaki suçlamaları, Bulgaristan'ın ülkesindeki seçimlere Türkiye'nin müdahale etmeye çalıştığı yolundaki iddiaları bütün bu ülkelerle ilişkilerimizi büsbütün gerginleştirdi. Bu tartışmalar sırasında AB yetkililerinin de Türkiye'nin yanında değil karşısında yer alması şaşırtıcı olmadı.
Bütün bu olumsuz gelişmelerin gösterdiği gibi maalesef ülkemiz dış politika alanında yalnızlığa itilmekte ve bazılarınca hedef tahtası haline getirilmek istenmektedir. Dış politikada sıfır sorun iddiasıyla yola çıkanlar neredeyse ilişkilerimizde sorunsuz ülkenin kalmadığı bir noktaya geldiler.
Bence şimdi yapılması gereken bütün bu konularda izlediğimiz politikaların yeniden değerlendirilmesi, bazıları haklı nedenlere dayansa da sonuç olarak ülkemizin çıkarlarına zarar veren söylem ve tavırlardan kaçınılması ve milli meselelerde iktidarın ve muhalefetin kamuoyunun desteğini de alarak, ortak bir tutum izlenmeye çalışılmalarıdır
 
İç politika gelişmeleri ulusal çıkarlarımızın göz ardı edilmesine yol açmamalıdır.
 
Saygılar, sevgiler,

İzlenme: 128 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ