• DOLAR 3,9602 TL
  • EURO 4,6522 TL
  • Altın 163,0758 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Ermeni soykırım iddilarıyla ilgili yeni gelişmeler

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

 Bir yandan İstanbul’daki terör saldırısı bir yandan da Rusya ve İsrail’le ilişkilerimizde yaşanan gelişmeler kamuoyunda büyük yankı yaptı. Bu nedenle Ermenilerin soykırım iddialarıyla ilgili olarak son günlerde yaşanan bazı önemli gelişmeler yeterince ilgi uyandırmadı. Oysa bu gelişmeler milletimizin duygularını rencide edecek nitelikteydi.

 

Haziran ayının son günlerinde Ermenistan’ı ziyaret eden Papa Francis Ermeni soykırım iddialarını açıkça destekledi. Papa Ermenilerin sebep oldukları saldırılar ve olaylar sonucunda hayatlarını kaybeden yarım milyondan fazla Türkten hiç söz etmedi. Papa geçen yıl da soykırım iddiasını destekleyen bir konuşma yapmıştı.

 

Temmuz ayının ilk günlerinde de Fransız Meclisi soykırımın inkarını cezalandıran bir yasayı kabul etti. Bu yasanın Ermeni soykırım iddialarını da kapsayacağı yolunda beyanlar var. Bu yasaya göre soykırım iddiasını inkar edenler 1 yıl hapis cezasına çarptırılacak ve 50,000 dolar para cezası ödeyecek. Bu tasarı Senatoda da kabul edilirse yürürlüğe girecek. Yani Fransa’daki Türkler atalarının soykırım suçu işlemediğini söylerlerse hapis ve para cezasına çarptırılacak.

 

Evvelce bu yoldaki bir Meclis kararı Senato engellenmiş, daha sonraki girişim ise Yüksek Mahmenin kararıyla sonuçsuz kalmıştı. Ancak bizzat Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın da kuvvetle desteklediği bu yılki girişimin de engellenebileceği yolunda bir işaret yok.

 

Gerek Papa’nın beyanı, gerek Fransız Meclisinin kabul ettiği yasa bir yandan Birleşmiş Milletlerin 1948 tarihli Soykırımla Mücadele Sözleşmesine, bir yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Perinçek Davasında aldığı karara ve bir yandan da Fransız Yüksek Mahkemesinin 8 Ocak 2016 tarihli kararına açıkça aykırıdır. Bu mahkeme kararlarında da atıfta bulunulan Birleşmiş Milletler Sözleşmesi bir olayın soykırım olup olmadığına ya o olayın cereyan ettiği ülkenin mahkemesinin veya yetkili kılınmış bir uluslararası mahkemenin karar verebileceğini belirtmektedir. Yani ne Papa’ya ne de herhangi bir ülkenin parlamentosuna böyle bir yetki verilmiş değildir.

 

Gerekçeleri ne olursa olsun bu tavırlar açıkça uluslararası hukuka ve uluslararı yargı kararlarına bir meydan okumadır. Başkalarına hukuka saygı dersi vermeye kalkışanların kendi tercihleri söz konusu olduğunda hukuku nasıl hiçe sayabildiklerini görmek ibret vericidir.

 

Özellikle AHİM’in Perinçek davasından sonra Türkiye’nin eline, evvelce bazı parlamentoların bu konuda aldıkları kararları iptal ettirmek için güçlü bir koz geçmişti. Bunun için kuvvetli girişimlerde bulunmak gerekiyordu. Ne yazık ki, Hükümet bu kozu yeterince değerlendirememiş, daha da vahimi Alman ve Fransız Meclislerinin soykırım iddialarını benimseyen yeni kararlar almalarını ve Papa’nın da aynı doğrultuda bir beyanda bulunmasını engelleyememiştir.

 

Muhalefetin, basının, üniversitlerin ve sivil toplum örgütlerinin tepkileri de yok denilecek kadar zayıf kalmıştır.

Öyle anlaşılıyor ki, Alman Parlamentosunun kararından sonra saman alevi gibi parlayıp sönen birkaç sözlü beyanın ötesinde Türkiye’nin caydırıcı yollara başvurmamış olması ülkemizin güçlü ve etkili bir tepki gösteremeyeceği inancını yaygınlaştırmıştır.

 

Türk milleti bu kadar haksız ve insafsız bir muameleyi sineyeçekebilecek bir millet değildir. Millet adına hareket etme sorumluluğunu taşıyanların halkımızın düşünce ve duygularını dikkate alarak hareket etmeleri asli görevleridir.

 

Saygılar, sevgiler.

 

Onur Öymen

İzlenme: 2894 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ