• DOLAR 3,5056 TL
  • EURO 4,1709 TL
  • Altın 146,5154 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Kanada Ulusal Radyosuna yaptığım değerlendi​rme

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

 rn

Son günlerde başta CNN International ve New York Times olmak üzere Batı ülkelerinin medyalarında Türkiye’nin Ayn al Arab (Kobani)’ye tek başına bir askeri harekat yapması yolunda yoğun baskılar yapıldığı görülmektedir. Bu medya baskısının ilgili hükümetler tarafından yönlendirildiği anlaşılmaktadır.

rn

Dün akşam benimle mülakat yapan Kanada Ulusal Radyosu ısrarla aynı doğrultuda yönlendirici sorular sormaya çalıştı. Kendilerine özetle şunları söyledim:

rn

-Başta ABD olmak üzere Koalisyona katılan ülkelerden hiçbiri Suriye’ye asker göndermeye niyetli değilken ve parlamentolarından bu yolda yetki dahi alma girişiminde bulunmamışken Türkiye’nin tek başına böyle bir harekatta bulunmasını beklemek gerçekçi değildir.

rn

-Türk Anayasası, Türk askerlerinin ancak uluslararası hukukun meşru saydığı hallerde yurt dışına gönderilebileceğini belirtmektir. Oysa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin son olarak kabul ettiği terörle mücadeleyle ilgili kararda Türkiye’nin veya herhangi bir ülkenin Suriye’ye kara operasyonu yapmasını öneren veya meşru sayan bir hüküm bulunmamaktadır. (Gerçekten BM Güvenlik Konseyinin 24 Eylül 2014 tarihli ve 2178 sayılı kararında sadece terör örgütlerinin mali kaynaklarının kesilmesi, teröristlerin sınırlardan geçmesinin engellenmesi, terör örgütlerine katılımın önlenmesi, bütün bu konularda uluslararası işbirliği yapılmasını öneren hükümler yer almaktadır.)

rn

-Şimdi yapılması gereken şey Koalisyona katılan ülkelerin yalnız IŞİD’e değil, bölgedeki bütün terör örgütlerine karşı etkili bir mücadele yürütmenin ilkeleri, yolları ve yöntemleri üzerinde anlaşmalarıdır.

rn

-Terör örgütlerini tehlikeli olanlar ve olmayanlar diye ayırmak mümkün değildir. Masum insanları katleden ve büyük insani felaketlere yol açan IŞID ve diğer bütün terör örgütlerinin etkisiz kılınması bölgede barış ve istikrarın sağlanmasında sorumluluk üstlenmeye hazır olan bütün ülkelerin ortak hedefi olmalıdır.

rn

-IŞİD terör örgütü Musul, Telafer, Tuzhurmatu, Amerli gibi Türkmenlerin de yoğun olarak yaşadıkları bölgelere saldırıp oralarda yüzlerce insanı katlederken uluslararası toplum maalesef bu saldırıları engellemek için hava operasyonu yapma yoluna bile gitmemiş, hiçbir ülke o bölgelere kara askeri göndermeyi düşünmemiş ve hiç kimse Türkiye’den, şimdi Kobani konusunda yapıldığı gibi, tek başına bir operasyon yapmasını talep etmemiştir.

rn

-Kaldı ki, 2008 yılında Türkiye kendi topraklarına Kuzey Irak’tan saldıran bir terör örgütünü etkisiz kılmak için sınır ötesi bir harekat başlattığında bazı büyük devletler bu harekatın derhal durdurulması ve Türkiye’nin askerlerini geri çekmesi için talepte bulunmuşlardır. O devletler Türkiye’nin PKK terör örgütü ile mücadele etmeyip bu örgütü tatmin edecek siyasi bir çözüm bulmak amacıyla müzakerelere girişmesi için Türkiye’ye ısrarlı telkinler yapmışlardır.

rn

-Teröre taviz vererek çözüm aramanın ne kadar ağır bir bedel ödettiği son günlerde Türkiye’de yaşanan terör saldırılarıyla bir kere daha ortaya çıkmıştır. Son iki günde bu saldırıların sonucunda 30’dan fazla vatandaşımız ve güvenlik görevlisi ölmüştür.

rn

-Şimdi aynı devletlerin Türkiye’nin Kobani’ye tek başına müdahalede bulunması beklentisi içine girmeleri açık bir çelişkidir ve çifte standarttır.

rn

-Kuşkusuz IŞİD diğer terör örgütleri gibi Türkiye için de ciddi bir tehdit oluşturmaktadır ve bu örgüt tarafından Türkiye’ye yönelebilecek herhangi bir saldırıya karşı Türk Silahlı Kuvvetleri ülkesinin topraklarını korumak için derhal müdahale edecektir. Ancak böyle bir saldırı olmadıkça Türkiye’nin uluslararası hukuku bir tarafa bırakarak ve tek başına böyle bir askeri harekata kalkışması beklenmemelidir.

rn

-Türkiye Kobani ve civarından 200 binden fazla sığınmacıyı kabul ederek esasen büyük bir fedakarlıkta bulunmuştur. Ayrıca terörle mücadelede de istihbarat paylaşımı, terörün mali kaynaklarının kurutulması ve sınırların kontrolü konularında ilgili bütün ülkeler gibi üzerine düşen görevi yapmak durumundadır.

rn

-Asıl önemli olan bölge halkının şu veya bu terör örgütüne destek vermesini önleyici siyasi seçenek ve çözümler üretmektir. Bu seçeneklerin başında bölgeye gerçek bir demokrasinin yerleşmesi için çalışmak yer almaktadır. Ne yazık ki demokrasi bütün dünyaya yayılırken bir tek Ortadoğu ülkesine bile yerleşememiştir. Türkiye’nin yapabileceği en büyük katkı, kendi eksiklerini giderip demokrasinin bölgeye yayılmasında bir sıçrama tahtası rolü oynamaktır.

rnrn
rn

 

rn
rn
rn

Sevgiler,

rn

İzlenme: 534 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ