• DOLAR 3,5056 TL
  • EURO 4,1709 TL
  • Altın 146,5154 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Kurultay değerlendirmesi

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

 5-6 Eylül tarihlerinde yapılan CHP’nin 18. olağanüstü Kurultayını çeşitli açılardan değerlendirmek mümkündür. Öncelikle, CHP’nin birden fazla adayın katılımıyla bir genel başkan seçimi yapması demokrasi açısından övünç vericidir. Keşke diğer partiler de böyle çok adaylı genel başkan seçimi yapabilselerdi.

 

Parti Meclisi seçimlerinin de çarşaf listeyle yapılması 500’e yakın delegenin adaylığını koymasına olanak veren demokratik bir tabloyu ortaya koymuştur.

 

Kurultay’da Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Muharrem İnce çeşitli konulardaki görüşlerini dile getirip delegelerden destek istemişlerdir. Delegelerin bu iki adaya verdikleri oyların iyi değerlendirilmesi ve hangi mesajların verilmek istendiğinin iyi anlaşılması gerekir. Genel Başkan, Sayın İnce’den 300’den fazla oy alarak yeniden bu göreve seçilmiştir. Ancak toplam delege sayısına nazaran yaklaşık 500 oy eksik alması Kurultay’ın bir uyarı mesajı olarak değerlendirilmelidir. Bence bu mesaj, Genel Başkan ve parti yönetiminin izlediği politika ve kullandığı söylemlerin parti tabanında tam bir destek bulamadığı şeklinde yorumlanabilir.

 

Genel Başkan’ın konuşmasında parti içi eleştirilerin sadece parti organlarında yapılması gerektiği yolundaki mesajı partinin güçlenmesi için yapıcı eleştirilerde bulunanlar açısından hayal kırıklığı yaratmıştır. Bizzat Atatürk partideki bazı eksiklikleri ve hataları görüp de bunları müsamaha ile karşılamanın partiye zarar vereceğini söylemişti. Geçmişte partili milletvekillerinden oluşturulan müstakil grubun görevi de partinin yanlışlarını ve eksiklerini saptayıp dile getirmekti. Şimdi CHP’nin eleştirilere kapalı bir parti görünümü sergilemesi partinin geleneklerine de, dünya demokrasilerinin uygulamalarına da ters düşecektir. Kaldı ki bugünkü iletişim çağında parti organlarında dile getirilen eleştirilerin kamuoyuna hiçbir şekilde sızmayacağını düşünmek gerçekçi değildir.

 

Diğer taraftan, Kurultay’da delegelerin yapılan konuşmalarda akıllarındaki bazı önemli soruların cevaplarını bulamadıkları da anlaşılmaktadır. Örneğin Kurultay’ın esas toplanma sebebi yerel seçimlerde ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde partinin aldığı başarısız sonuçların değerlendirilmesiydi. Hatta, bazı partililer bu seçim yenilgilerinden sonra Genel Başkan’ın diğer demokratik ülkelerde olduğu gibi istifa etmesi gerektiğini söylemişlerdi. Genel Başkan’ın onun yerine Kurultay toplamayı tercih etmesi seçim sonuçlarının partinin bu en yüksek kurulunda değerlendirileceği beklentisini uyandırmıştı. Gerçekten Sayın İnce eleştirilerinin bir bölümünü Cumhurbaşkanlığı seçimindeki başarısızlığın nedenlerine ayırmıştır. Ancak Sayın Genel Başkan’ın bu seçim yenilgilerine hiç değinmemesi dikkat çekici olmuştur.

 

Aynı şekilde Türkiye gündeminin en önemli konularından olan terörle mücadele ve bölgemizde hızla artan güvenlik riskleri konularına yeterince değinilmemiştir. Örneğin CHP yıllardan beri savunduğu “elindeki silahı bırakmayan, silah zoruyla siyasi çözüm dayatmaya çalışan bir terör örgütü ile müzakere değil mücadele edilmesi gerektiği” yolundaki görüşünü korumakta mıdır yoksa iktidarın çözüm süreci adı altında terör örgütü ile müzakere yolunu tercih etmesine destek mi vermektedir.” Ne Sayın Kılıçdaroğlu’nun ne de Sayın İnce’nin konuşmalarından bu soruya net bir yanıt alınamamıştır.

 

Ayrıca, işsizlik, eğitim, sağlık gibi konularda vatandaşların beklentilerini karşılayacak biçimde partinin geleceğe yönelik projelerinden ve vaatlerinden, Sayın İnce’nin bazı atıfları dışında yeterince söz edilmemiştir.

 

Partinin sağa kaydırıldığı iddialarına karşı Genel Başkan’ın verdiği cevapların ağırlığı daha çok ekonomik ve sosyal anlamda sağa kayılmadığı, sosyal adalet düşüncesinden uzaklaşılmadığı doğrultusunda olmuştur. Oysa, bu konudaki eleştirilerin ağırlığı Siyasi İslam ideolojisine yakınlaşıldığı, CHP’nin seçim şansını arttırmak için o kesimlerden oy alma uğruna partinin ana damarını oluşturan laik ve cumhuriyetçi düşüncenin bir ölçüde de olsa geri planda bırakıldığı yolundaki kaygılardan kaynaklanıyordu. Özellikle Cumhurbaşkanı çatı adayı olarak o kesimden birinin tercih edilmesi bu konudaki kaygıları arttırmıştı.

 

İşte bence, Sayın Genel başkan Kurultay delegelerinin önemli bir bölümünün oyunu bu gibi nedenlerden alamamıştır.

 

İkinci gün yapılan Parti Meclisi adaylarının seçiminde de delegelerin bazı mesajlar verdikleri görülmüştür. Parti yönetiminin hazırladığı anahtar listeye verilen oyların, toplam delege sayısına nazaran oldukça düşük olduğu, bazı parti yöneticilerinin seçilecek oyu alamadıkları, bazılarının ise toplam oyların üçte birinden azını aldıkları görülmüştür.

 

Rakip aday Muharrem İnce’nin dağıttığı anahtar listeden de sadece 2 adayın seçilebilmesi dikkat çekicidir. O listedeki adayların büyük çoğunluğu Sayın İnce’nin bir gün önce aldığı oyların çok altında oy almışlardır. Bu da delegelerin Sayın İnce’ye verdiği bir uyarı mesajı olarak değerlendirilebilir. Öyle anlaşılıyor ki, delegeler ileride genel başkanlık iddiasını sürdüreceği anlaşılan Sayın İnce’nin partinin bütün gücünü temsil eden bir seçenek sunmasını beklemişlerdir.

 

Bu mesajlar aynı zamanda  CHP’nin yönetimini adeta bir takım tutma anlayışıyla savunmaya çalışan bazı muhalif gazeteler ve köşe yazarlarına da yönelik olmuştur. Umulur ki, bundan sonra bu gazeteler ve yazarlar Kurultay’ın mesajlarını doğru okusunlar ve parti içindeki farklı düşünce sahiplerinin görüşlerine de sütunlarında yer versinler.

 

Özetle, Kurultay’ın verdiği mesajlar doğru anlaşılır, politikaların ve kadroların oluşturulmasında delegelerin uyarıları dikkate alınırsa parti bundan güçlenerek çıkar. Partinin birlik ve bütünlük içinde başarıya yürümesi de ancak bu yolla mümkün olabilir.

 

Ülkemizi içinde bulunduğu büyük güçlüklerden, sıkıntılardan ve tehlikelerden kurtarabilecek tek siyasi güç Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bu bakımdan partinin yanlışlarından arındırılarak başarı yoluna sokulması öncelikle bir ülke meselesidir ve vatandaşlarımızın büyük bir bölümünün de CHP’den beklediği budur.

 

Bu düşüncelerle Kurultay delegelerini saygıyla selamlıyor ve CHP’nin 91. Kuruluş yıldönümünü en içten duygular ve dileklerle kutluyorum.


Saygılar, sevgiler.

İzlenme: 558 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ