• DOLAR 3,9602 TL
  • EURO 4,6522 TL
  • Altın 163,0758 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Kuzey Irak ve Güneydoğu'daki gelişmelerin düşündürdükleri

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

 Irak'ın Kuzeyindeki gelişmelerle Türk Hükümeti'nin terör sorununu çözme iddiasıyla başlattığı girişim bir arada değerlendirildiğinde ülkemizin ve bölgenin geleceği açısından kaygı verici bir tablo ortaya çıkıyor.

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani CNN'den Christian Amanpour'a verdiği demeçte Irak'ın parçalanmakta olduğunu söyledi ve Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt devletinin kurulacağının işaretini verdi. Gene Barzani Erbil'i ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Kerry'ye IŞİD'in saldırılarından sonra Irak'ta yeni bir durumun ortaya çıktığını söyleyerek Kerkük'ü işgal etmelerini meşru göstermeye çalıştı ve geri adım atmayacaklarını ortaya koydu. Kerry'nin ziyaretiyle ilgili haberleri veren Kürt Ajansları Kuzey Irak'tan "Güney Kürdistan" olarak söz etti. Kuzey Kürdistan'dan kastedilenin Türkiye'nin Güneydoğu bölgesi olduğu açık. İsrail Dışişleri Bakanı Liberman, Kerry'yle yaptığı görüşmede ülkesinin Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt Devleti kurulmasına destek verdiğini söyledi. Barzani'nin Irak Anayasası'nın 140. maddesini hiçe sayarak Kerkük'ü işgaline Türkiye'den dikkate değer bir tepki duyulmadı. Oysa çok sayıda Türkmen soydaşımızın yaşadığı bu şehrin statüsünün korunması Türkiye'nin Kırmızı Çizgileri arasındaydı.

Başbakan Erdoğan, Irak'ta yapılan son seçimleri kazanan Başbakan Maliki'yi kuvvetle eleştirerek bu görevden ayrılması gerektiğini söylüyor. Hani esas olan sandıktan çıkmaktı!

Kuzey Irak'taki IŞİD saldırılarına karşı Suriye ve İran fiilen Maliki'ye yardım etmeye,
hatta askeri müdahaleye başladlar.. İŞID'ın Türkiye'deki faaliyetleri hakkında her gün basında haberler yayınlanıyor. Rehineler konusunda yayın yasağı olduğundan halkımız bu konudaki gelişmelerden habersiz.

İşte böyle bir ortamda Hükümet Meclis'e sevkettiği bir "çözüm paketiyle" PKK terör örgütüyle müzakereleri meşrulaştırmaya ve bu müzakereleri yapan ve yapacak olanları yasal koruma altına almaya çalışıyor. Uygulamanın denetimiyle ilgili bir eksikliğin dışında ana muhalefet partisinin bu yasal düzenlemeye itirazı yok. Oysa CHP yıllarca "silah zoruyla siyasi çözüm dayatmaya çalışanlarla müzakere edilmez, mücadele edilir" yaklaşımını sergiliyordu. 

Öyle anlaşılıyor ki, Güneydoğu Anadoluda Bayrağımızı indirerek, askerlerimize ateş ederek, yol keserek, adam kaçırarak, korucuları öldürerek, iş makinelerini yakarak istedikleri siyasi sonuçları almak için hükümete baskı yapmaya çalışanlar hedeflerine ulaşma yolundalar. Oysa geçek çözüm ancak terör örgütünün koşulsuz olarak silahlarını teslim edip eylemlerine son verdikten sonra çıkartılacak bir af yasasıyla sağlanabilir. 

Acaba iki muhalefet partisi tarafından Cumhurbaşkanlığına aday gösterilen Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu bu konularda ne düşünüyor? Gazetecilerimiz nedense böyle duyarlı konularda kendisine soru sormaktan kaçınıyorlar.

Tarihimiz boyunca iç tehditlere ve dış baskılara karşı ne zaman boyun eğdiysek kaybettik. Geçmişte aldığımız başarılı sonuçlar daima ilkeli ve kararlı bir tutum sergilememiz sayesinde gerçekleşti. Şimdi Cumhuriyetimizin değerlerine ve kazanımlarına sahip çıkarak ilkeli ve cesaretli adımlar atmanın zamanıdır. İçeride ve dışarıda mavi boncuk dağıtarak, kurtla kuzuyu aynı zamanda kucaklamaya çalışarak başarıya ulaşmak mümkün değildir.

İzlenme: 3139 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ