• DOLAR 3,8397 TL
  • EURO 4,5206 TL
  • Altın 153,3560 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Meclise sunulan yetki tezkeresinin düşündürdükleri

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

 Hükümetin Irak ve Suriye'yle ilgili olarak Meclise sunduğu tezkere çeşitli yorum ve eleştirilere sebep oldu. 

Tezkerenin hedeflerinden biri terör saldırılarına karşı Türkiye'nin bu ülkelere silahlı kuvvet göndermesiyle ilgilidir. Türkiye'nin komşu bir ülkeden gelen terörist saldırılara karşı kendini koruma hakkı uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınmıştır. 

1926 tarihli Ankara Antlaşmasının 6-10. maddelerinde de Türkiye'nin sınır güvenliğinin korunmasını öngören maddeler yer almaktaydı. 

Türkiye 1983 yılından itibaren defalarca Kuzey Irak'taki PKK hedeflerine karşı kara operasyonu yapmıştır. 1995 yılındaki büyük operasyona 35,000 askerimiz katılmıştı. Bu operasyonlar sayesinde AKP'nin iktidar olduğu 2002 yılından önce PKK'nın terör eylemleri bitme noktasına getirilmişti.

AKP iktidarı döneminde TBMM'den alınan yetkilere rağmen sadece bir kere, 21 Şubat 2008 tarihinde Kuzey Irak'a bir kara operasyonu düenlenmiş, ancak ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in operasyonun durdurulmasını isteyen beyanından sonra silahlı kuvvetlerimiz Irak'tan geri çekilmişti. Genelkurmay "zaten bunun kısa süreli bir harekat olarak planlandığını" açıklamıştı.

O tarihten sonra başka bir kara harekatı yapılmamıştır. Şimdi Meclise sunulan tezkere bir kere daha Hükümete bu yetkiyi vermektedir. Ancak mesele, yıllardan beri var olan yetkileri kullanma iradesinin bulunup bulunmadığıdır.

Öte yandan, Kuzey Irak Yerel Yönetiminin 2002 yılında hazırladığı anayasa 24 Haziran 2009 tarihinde Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu tarafından onaylanmıştır. Bu anayasanın giriş bölümünde Sevr Antlaşmasına atıfta bulunulmakta ve "Sevr'de Kürtlere tanınan devlet kurma hakkının uluslararası çıkar ve dengeler nedeniyle engellendiği" ileri sürülmektedir. Yani şimdi kurulmak istenen devlet Türkiye'nin reddettiği Sevr antlaşmasından esinlenmektedir. 

Tezkerede dikkate çeken bir nokta da Hükümete Türkiye'de yabancı silahlı kuvvetleri bulundurma yetkisinin verilmesinin istenmesidir. 1 Mart tezkeresinin TBMM tarafından reddedilmesinden sonra 2014 yılına kadar hazırlanan tezkerelerde Meclisten yabancı silahlı kuvvetlerin ülkemizde bulundurulması yetkisi istenmemişti. O tarihten sonra bu talep tezkerelerde yer almış, buna dayanılara Barzani'nin peşmergelerinin, şimdi haklı olarak terör örgütü olarak tanımladığımız PYD'ye destek olmak için Türkiye üzerinden Kobani'ye gönderilmesine izin verilmişti. 

Bu defaki tezkereye aynı hükmün konulmasının gerekçesinin ne olduğu anlaşılmamıştır. Barzani'nin referandum kararından sonra çeşitli ülkeler tarafından yapılan beyanlar bölgede silahlı çatışma ihtimallerini kuvvetlendirmiştir. Umarız ki, muhalefet milletvekilleri Meclis oturumunda bu konuda hükümetin niyetlerinin açıklığa kavuşturulması sağlayacaklar ve yeni bir 1 Mart tezkeresi tehlikesiyle karşılaşmamıza imkan vermeyeceklerdir. 

 

Bölgedeki bütün devletlerin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması vaz geçilmez hedefimiz olmaya devam etmelidir. Siyasi coğrafyayı değiştirmeye yönelik bütün girişimler bölgede barış ve istikrarın yerleştirilmesi çabalarına ağır bir darbe vuracaktır.

 

Saygılar, sevgiler.

İzlenme: 3637 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ