• DOLAR 3,5041 TL
  • EURO 4,1885 TL
  • Altın 145,5267 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Öcalan'ın Nevruz mesajının düşündürdükleri

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

İktidar çevreleri ve basının büyük bir bölümü tarafından merakla beklenen Öcalan’ın Nevruz mesajı açıklandı.
Bu mesajda dile getirilen görüşler iktidar partisi ve onu destekleyen çevrelerce olumlu karşılandı. Şimdi herkes Öcalan’ın sözlerinin ne anlama geldiğini yorumlamaya çalışıyor. Oysa mesaj açık ve ana hatları şöyle:
-Emperyalist kapitalizmi suçluyor. Demek ki, PKK anti-emperyalist bir örgütmüş. Peki o zaman kollarında ABD bayrağıyla Kobani’ye gitmek için Güneydoğu Anadolu’dan geçenleri “Biji Obama” diye selamlayanlar hangi örgütün destekleyicileriydi? PKK’yla son zamanlarda kader birliği yapan Barzani’nin bağımsız Kürt devleti kurulacağı yolundaki beyanına ilk desteği veren İsrail Başbakanı Netehyahu da anti-kapitalist bir ülkenin başbakanı mıydı?
-Etnik ve dini farklılıkların anlamsız ve acımasız kimlik savaşlarıyla tüketildiğini, vicdani değerlerinin buna izin vermediğini söylüyor. Bu acımasız terör saldırılarını düzenleyerek 40.000 kişinin ölümüne sebep olanlar kimlerdi? 
-Kırk yıllık mücadelenin boşa gitmediğini söylüyor. Demek ki, yaptıklarından ve on binlerce insanın hayatına mal olan eylemlerden pişmanlık duymuyor. Bunların yanlış olduğunu kabul etmiyor.
-On maddelik deklarasyonun hayata geçirilmesini istiyor ve ancak bu ilkelerde mutabakat olursa bir kongre yapılmasını gerekli görüyor. Varılan mutabakat Parlamentodan ve İzleme Heyetinin oluşturacağı Hakikat ve Yüzleşme komisyonunda onaylanacak, ondan sonra kongre toplanacakmış. Yani terörü kayıtsız şartsız bitirme kararı yok. Şartlı bir mutabakat önerisi var. Bütün bu şartlar yerine getirilirse Türkiye Cumhuriyetine karşı eylem yapılmayacağı kongrede kararlaştırılabilirmiş. Yani terör örgütünü feshedeceğiz, bütün silahları her yerde gömeceğiz, artık hiçbir koşulda teröre başvurmayacağız demiyor. Öyle anlaşılıyor ki, bütün koşullar yerine getirilse bile Türkiye’ye komşu coğrafyada silahlı varlıklarını sürdürecekler ve beki de kurulması öngörülen Bağımsız Kürt devletinin Peşmergelerle birlikte silahlı unsurlarından biri olacaklar, bugün yaptıkları gibi gerektiğinde onlarla birlikte savaşacaklardır. Peki şartlarda anlaşma olmazsa ne olacak. Bu ifadenin doğal sonucu terör, onların şartları kabul edilinceye kadar devam edecektir.
-Yeni dönem eşit anayasal yurttaşlık temelinde oluşturulacakmış. Bu ifade, 1924 yılından beri anayasalarımızdın temel maddelerinden olan, etnik ve dini kimliği ne olursa olsun bütün vatandaşlarımızın Türk milletinin bir parçası olduğu anlayışına ters düşüyor. Yani Türk hükümeti uzlaşmak istiyorsa milli birliğimizi oluşturan bu temel anayasa hükmünden vaz geçecek. Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkanların bunu kabul etmesi mümkün mü?
-90 yıllık Cumhuriyet tarihi çatışmalarla dolu geçmiş diyor. Oysa tarihimizin en uzun barış dönemlerinden biri o 90 yıldır. O dönemdeki bazı silahlı ayaklanmaların sorumlusu Cumhuriyet hükümetleri değildir.
-Ulus devlet milliyetçiliği etnik ve dini kimlikleri birbirine düşman etmiş ve böl-yönet politikası izlemiş, varlığını acımasızca bugüne kadar sürdürmüştür deniliyor. Gerçek bunun tam tersidir. Ulus devlet Cumhuriyetimizin en büyük kazanımıdır. Cumhuriyeti kuranlar toplumun tümüne sahip çıkmışlar, bütün milleti kucaklamışlar, etnik ve dini ayırımcılığa izin vermemişlerdir. Çağdaş milliyetçilik anlayışı devlet anlayışımızın temellerinden biridir.

Bu açıklama da gösteriyor ki, terörü bitirmek için bir terör örgütünden medet ummak yanlış bir yoldur ve boş hayaldir. Siyasi taleplerini yıllardan beri devlete silah zoruyla dayatmaya çalışanlarla uzlaşma aramak vahim bir siyasi hata olmuştur.
Kürt kökenli bütün vatandaşlarımızın sözcüsü gibi ortaya çıkanlar, bu ülkenin asli unsurları olan ve anayasamıza göre eşit haklara sahip olan bu vatandaşlarımızın tümünü kendi hedeflerinin destekçisi gibi göstermeye çalışmaktadırlar. Diğer bütün vatandaşlarımız gibi, Kürt kökenli vatandaşlarımızın bireysel haklarına sahip çıkmak hepimiz için insanlık borcudur. Ama terör dayatmasıyla bu vatandaşlarımızın Türk vatanı üzerinde adeta koalisyon ortakları gibi gösterilmesi kabul edilemez. 
Ne yazık ki, aydınlarımızın ve basınımızın bir bölümü ile bazı siyasetçiler bu oyunu ya görmemekte veya bilerek buna destek olmaktadırlar. Öyle anlaşılıyor ki, “Ver de Kurtul” lobisi hala varlığını sürdürmektedir.
Cumhuriyetimizin değerlerine içtenlikle sahip çıkan vatandaşlarımız bu oyunu içlerine sindirmeleri mümkün müdür? Kim ne derse desin, devletiyle, milletiyle bir bütün olan Türkiye Cumhuriyeti Atatürk’ün gösterdiği çağdaş, milli, laik ve demokratik devlet olma niteliğini sonsuza dek sürdürecektir.

 

Saygılar, sevgiler.

 

Onur Öymen


İzlenme: 379 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ