• DOLAR 3,9309 TL
  • EURO 4,6148 TL
  • Altın 161,4001 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Öymen, ADD Antalya Konferansı​nın özetİ

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

14 Nisan günü Antalya’da ADD’nin bölge toplantısı vesilesiyle düzenlenen panelde yaptığım konuşmada özetle şunları söyledim:
Uğur Mumcu bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olanlardan söz etmişti. Eğer sahip olduğumuz bilgi sadece bize kabul ettirilmek istenen bilgi ise bunu nasıl tartışacağız? Nasıl değerlendireceğiz. Bu millet Atatürk’ten çok şey öğrendi ama belki en çok öğrendiği şey düşünmek.... Bizim de şu anda en çok ihtiyaç duyduğumuzşey düşünmektir. Toplumda yaratılmak istenen biat kültürüne karşı,Atatürkçülerin de düşünme kültürünü halka yaymaya çalışmalarında fayda var.
Mesela size diyorlar ki İkinci Cumhuriyet kuracağız.
İkinci cumhuriyeti kurmak için herhalde bu cumhuriyeti yıkmak istiyorsunuz.
Yıkacağınızşeyin kötü olduğunu halka kabul ettirmeniz lazım, onun için Cumhuriyeti ve Atatürk’ü her açıdan kötülemeye çalışıyorlar.
Daha özgürlükçü bir anayasa yapmak için bunu yapıyoruz, diyorlar. Yani bugün Türkiye’de özgürlükler, demokrasi, insan hakları gibi alanlarda sıkıntılar varsa, sorumlusu anayasa mı? Anayasanın hangi maddesi insanların uzun yıllar boyunca tutuklu bulunmalarını zorunlu kılıyor? Hangi maddesi Türkiye'nin basın özgürlüğünde dünyaynın 148. ülkesi haline gelmesi sonucunu doğurdu?
Anayasa konusu milli bir konudur. Demokrasilerde anayasanın nasıl yenileneceğine karar verecek olan millettir. Yabancıların telkini, tavsiyesi ve baskısı ile anayasa yapılır mı? Yabancı devlet adamlarının ve yabancı düşünce kuruluşlarının Türkiye’ye yeni bir anayasa yapılması için ısrarlı telkinleri var
ABD eski dışişleri bakanı bayan Clinton, Türkiye yeni bir anayasa hazırlamalı ve bu yeni anayasada da dini azınlıkların hakları teminat altına alınmalıdır, demişti. Bu sizin işiniz mi bizim işimiz mi? Ondan sonra AB komisyonu Türkiye raporunda, Kürt meselesinin halledilmesi için yeni anayasa lazım diyor
2009 yılında Atlantic Council adlı bir Amerikan düşünce kuruluşu Kürt konusunda bir çalışma yaptı. Özetle şunları söylüyor: PKK ile Türkiye müzakere etsin diyor. Başka? Af çIıkaracak. Yeni bir anaysa hazırlanacak. Yeni anayasada Türk kelimesi bulunmayacak.!
Akil adamlar kuruyor hükümet. Hiç zahmet etmeyin. 2009’da yabancı akil adamlar Kürt konusunda çalışmış, raporlar yazmış v bize önerilerde bulunmuşlar. “Avrupa’da Türkiye” başlıklı bir rapor, yazarlarının. Raporda ne diyor? Kürt sorununu çözmek için Türkiye yeni bir anayasa hazırlamalı. O anayasada nelerin nasıl yer alması gerektiğini söylüyorlar.
Ayrıca, Desmond Tutu, Nelson Mandela, Jimmy Carter şahsiyetlerin başkanlığında bir “uluslararasıbarış insiyatifi “ var. 4 Aralık 2012 tarihindeki son açıklamasında Öcalan’ı Mandela’ya benzetiyorBir kampanya açmışlar, başlığı “Öcalan’a Özgürlük”. Bunlar da aynı şekilde Türkiye’nin resmen Öcalan’ı muhatap alarak müzakerelere geçmesini istiyoryorlar. Altına bir ek koyulmuş. Öcalan’ın Ağustos 2009 tarihindeki yol haritası.
Türkiye’nin karşılaştığı bir terör sorunu var. şaşılacak tarafı, bu teröröün kaynağı ile merkezi olan Kuzey Irak’ta bu terör örgütünü tasfiye etmekte görevli hiçbir güvenlik gücü yok. Yani sizin orada PKK’yı meşrulaştırmanız isteniyor. Demek ki PKK’nın orada kalması yabancıların menfaatinin icabı. Biz bunu düşünmeyecek miyiz şimdi?
Dubai Antlaşması. O zamanki devlet bakanı Sayın Al i Babacan ile ABD hazine Bakanıimzaladı. Antlaşmada der ki, ABD Türkyie’ye 1 milyar dolar hibe yardımı yapacak veya onun yerine 8,5 milyar dolar kredi verecek. bunun karşılığında Türkiye Kuzey Irak’a asker göndermemeyi kabul edecek. Bizim tepkimiz üzerine imzalanmışantlaşmayı onay için meclise getiremediler. Peki şu anda yapılan nedir? Dubai antlaşmasının uygulanması değil midir? Şimdi ne diyoruz, çekin teröristlerinizi sınırın içinden, Kuzey Irak’a gönderin. Yani Kuzey Irak’ta güvenlik içinde yaşayabilirler. Bunu söyledikten sonra Kuzey Irak’a asker gönderebilir misiniz?
Demek oluyor ki siz sınırın hemen ötesinde PKK varlığını sineye çekeceksiniz. Dünyada hangi ülke terörle mücadele ederken bir çözüme ulaşma aşamasında bir terör örgütünün sınırın hemen ötesinde varlığını sürdürmesini kabul etmiş?
ABD’nin bir önceki başkanı George W. Bush, 15 Mayıs 2008 tarihinde İsrail Meclisinde bir konuşma yapıyor ve orada diyor ki, “Bazıları bizim teröristlerle müzakere yapmamızı tavsiye ediyorlar. Bu çılgınca bir düşüncedir. Tarih bunun ne kadar yanlış bir şey olduğunu kanıtlamıştır., diyor. Şimdi ne görüyoruz? Türkiye’ninİmralı’da terör örgütü lideri ile göşmesini ABD alkışlıyor..
Türkiye’nin AB ile üyelik müzakerelerinin başladığı 2004 yılında AB Komisyonu 3 rapor hazırlıyor. Raporlardan birinde diyor ki “Türkiye’nin elindeki su kaynakları yani Dİcle ve FIrat nehirleri, İsrail’in stratejik menfaatleri ve ABD dostu olan Arap ülkelerinin stratejik çıkarları açısından çok önemlidir. O nedenle Türkyie AB’ye girerse bu suların ve barajların yönetimi uluslararsı idareye devredilmelidir.”Bu gibi konular maalesef hiç tartışılmıyor.
Bazıları Atatürk’ün cumhuriyetinden o kadar rahatsızlar ki Anayasa değişikliği yoluyla rejimi değiştirecekler.. Nasıl? Rejimin değişmez maddeleri var. Anayasanın ilk 3 maddesi. Onu kurala bağlayan 4. Madde var. Onlarda değişiklik yapmak istiyorlar. Değişmez maddelerin bulunması demokrasiye aykırıdır diyorlar. Alman anayasasının 79. maddesini okudunuz mu? Bu maddeye göre anayasanın 1-20 maddeleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Başka ülkede oluyor ama bizde olunca demokratik değil.
5 Nisan’d bütün partilerin anayasa değişiklik önerileri sunuldu, , 3 partinin önergelerinde değişmez maddelerde değişiklik ööneriliyor. BDP zaten malum, AKP önerisinde Atatürk milliyetçiliğini çıkartılmış, nedense bu onları çok rahatsız ediyor. Maalesef CHP’nin önerisinde bir kelime değiştirilmiş. Değiştirilmez mddelerden bir kelime değiştirirseniz başkalarının da değişiklik önermesine haklılık kazandırırsınız. Gerektiğinde kendimizi de eleştireceğiz.
CHP önerisinde ahali kelimesi var. Ahali,millet özelliği olmayan bir insan kalabalığı demek. Atatürk o ahaliyi millet yapmış. Biz milleti tekrar ahali mi yapacağız?
Daha önemli bir konu var: Yeni bir anayasa hazırlama yetkisini nereden alıyorsunuz? Anayasamızın 6. maddesi der ki, hiç kimse anayasadan almadığı bir yetkiyi kullanamaz. Anayasamızın hangi maddesi eski anayasayı ilga edip yeni anayasa yapma yetkisini veriyor?. Yetkiniz yok. Bu anayasa komisyonunda bizim ne işimiz vardı?
Sayın Başbakan diyor ki teröristler sliahlarını mağarlara, topraklara gömsünler, gitsinler. Siz cinayet işlemiş bir adama diyor musunuz cinayet işlediğin silahı toprağa göm git Güristan’a. Olabilir mi? Suç işleyen adam yargılanır, cezalandırılır, devlet gerekirse daha sonra af çıkartır, olur bunlar. Ama siz hangi yetki ile suç işlemiş, adam öldürmüş, askeri şehit etmiş insanlara silahını bırak ve git diyorsunuz? Buna mecliste hayır, bu hukuksuzdur diyecek bir kişi yok mu?
Öyle bir hava yaratıldı ki Kürtlerle Türkler iki ayrı kamp gibi sanki. Bunlar müzakere edecek, anlaşma yapacaklar falan. Kendi yandaşlarına göre Türkiye’de 5 milyon karma aile varmış. Bunların çocuklarına soracak mıyız sen Türk müsün Kürt müsün diye? Tavrını belli et yerini seç mi diyeceğiz? Bu kadar anlamsız bir şey olabilir mi? Barış gelecekmiş? Kim kiminkle savaşıyor? Teröristlerle mücadele ne zamandan beri savaş diye adlandırılıyor? Siz teröristleri terör örgütü olmaktan çıkartıp bir savaşan taraf haline mi getiriyorsunuz?
Siz ne yaptınız ki tek parti döneminde? diyorlar. Birisi diyecek ki bunu neye dayanarak söylüyorsunuz? 1924 anayasasının hangi maddesinde Türkyie’de sadece tek bir parti olacaktır yazıyor? Tek parti deyip duruyorlar kimse de itiraz etmiyor. 1924 Anayasasından sonra iki defa muhalefet partisi kurulmuş,Terakkiperver Fırka, Serbest Fırka. Serbest Fırkanın kurulmasını öneren Atatürk. Kendi kız kardeşini üye yazdırmış ki muhalefet olsun diye.
O dönemde hiçbir şey yapılmadı diyorlar. Dünya 1929 ekonomik krizi ile boğuşuyor bütün devletler perişan, o yıl Türkiye’de GSMH artışı %21.6. Tarımda %42.6. 1933 yılıAlmanya’da Naziler iktidar oldu artık totaliterliğin devletleri işgal ettiği dönem, GSMH artışı %15.8. tarımda %22.1. 1936 GSMH %53.2. Tarımda %54.1.
Şimdi bazıları tarafından Türkiye’ye büyük haksızlık yapılıyor. Atatürk diktatördü deniliyor. O devirde Fransız Başbakanı Edward Herrriot “Atatürk bir demokrasi şampiyonuydu.” Diyor. O sırada Avrupa’da yedi demokrasi var ve bunlardan biri de hızla faşizme kayıyor. Bizden istenen ise biat etmek. Her söyledikleri, her yaptıklarını Kabul etmek. Yabancıların da yönlendirmesi ile Türkiye’yi Atatürk Cumhuriyeti kimliğinden çıkartmak istiyorlar. Bir kelime ile sözlerimi bitireceğim. Başaramayacaklardır.

İzlenme: 3125 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ