• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Paris yürüyüşüm hakkında Çağdaş Ses'e verdiğim mülakat

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

Paris’te 11 Ocak günü gerçekleştirilen terörü protesto yüürüyüşünde Fransız Cumhurbaşkanı Hollande’ın Başbakan Davutoğlu’na soğuk davranarak tavır koyduğuna ilişkin olarak Çağdaş Ses’ten Erman Çimen’in sorularına özetle şu cevabıı verdim: 
 
 Yürüyüşe katılan ülkeler arasında teröre karşı ortak bir çizgi olmadığı maalesef bir gerçektir. Bu konularda tavır koyması gereken aslında terörden en büyük sıkıntıyı çeken  Türkiye’dir. 
Türkiye’nin AB üyeliği ve terörle mücadele konularında Avrupa hiçbir zaman beklenen desteği vermemiştir. Fransa AB müzakere başlıklarımızdan 5 maddeye veto koydu. Sırf AB’ye üye olmayalım diye Jacques Chirac zamanında anayasalarını değiştirdiler. Hırvatistan’dan sonra üye olmak isteyenler için referendum yapılıp Fransız halkını onayı lazım diye madde koydular. Bu doğrudan doğruya Türkiye’nin üyeliğini engellemeyi amaçlayan bir tavırdı.  Yıllarca Türkiye’nin PKK ile mücadelesine yeterince destek vermedi ve yakaladıkları teröristleri iade etmedi. Aynı şekilde İspanya’da terör estiren, cinayet işledikten sonra Fransa’ya kaçan  ETA teröristlerini de yıllarca iade etmedi. 
 
Öncelikle burada esas söylenmesi gereken şudur.. Yapılan bu yürüyüş teröre karşı mı yapılmıştır, yoksa sadece Fransa’daki saldırılara karşı mı düzenlenmiştir. Çünkü bu devletlerin teröre karşı ortak bir hareketi var mı bilmiyoruz.  Mesela Cumhurbaşkanı Erdoğan dün  “ Netanyahu ne yüzle katılıyor, onlar devlet terörü uyguluyor” demiş. Davutoğlu ise dün yürüyüşü tarihe bir mesaj gibi değerlendirmiş. 
 
Bir başka nokta da şu:  orada yürüyen liderlerin temsil ettiği devletlerin bazıları bir kısım örgütü terör örgütü sayıyor bazıları saymıyor. Bu bakımdan kim terör örgütü kim değildir, burada anlaşmak lazım.. Örneğin AB ülkeleri Hamas’ı terör örgütü sayıyor. Buna karşılık Türkiye saymıyor, hatta BM’de Hamas’ın sözcülüğünü yapacağız diyor. Şimdi bunlardan hangisi ortak görüştür.  O bakımdan maalesef teröre karşı yeterince dayanışma içinde değiller. Ortak bir tutum ve görüş birlikleri yok. Eğer gerçekten birlik olmak istiyorlarsa senin teröristin, benim teröristim demeden ortak bir mücadele göstermeleri lazım
 
 Davutoğlu daha sonra Almanya Başbakanı Merkel’le yaptığı görüşmede ‘Türkiye’yi AB’ye üye yapsaydınız bunlar yaşanmazdı.’ demiş ancak Merkel  bunu soğuk bir tavırla karşılamış.. İşin esası şu ki Merkel’in partisi CDU Türkiye’nin hiçbir zaman AB’ye üye olmasını istemiyor. Hatta partilerin kurultayında açıklamaları var; Türkiye’ye tam üyelik verilmesin, özel statü verilsin diye...
 Bütün bunlara rağmen daima güleryüz gösterip, hakkınızı aramazsanız, hep halkımıza iyimser mesajlar vereceğiz diye her şey sineye çekerseniz  böyle olur..
 
İşin bir de Türkiye boyutu var. Türkiye eğer AB’ye üye olmak istiyorsa AB’nin değerlerini benimsemesi lazım. Şimdi AB’nin çok eleştirilecek tarafı var, özellikle Türkiye’nin üyelik sürecinde çok büyük kusurları var ama Türkiye’nin de Kopenhag kriterlerine uyum, insan hakları, kadın erkek eşitliği, basın özgürlüğü gibi konularda Avrupa standartlarını tutturması lazım. Türkiye bütün bu alanlarda AB ülkelerinin en gerisinde. Bu eksikliklerimizi gidermemiz lazım.
 
Her şeye rağmen unutulmasınki, dış politika bir mücadele alanıdır. Hakkınızı aramak için mücadele edeceksiniz. Bizde ise maalesef  son zamanlarda bu alanda  böyle bir mücadele niyeti ve refleksi göremiyoruz.
 

İzlenme: 4343 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ