• DOLAR 3,9602 TL
  • EURO 4,6522 TL
  • Altın 163,0758 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Rehinelerin serbest bırakılmasının düşündürdükleri?

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

Bir bölümü asker, bir bölümü de devlet memuru olan 8 kişi teröristler tarafından rehin alındıktan aylarca sonra Kuzey Irak'ta serbest bırakıldı. Bu vatandaşlarımızın özgürlüklerine kavuşmaları kuşkusuz kendileri ve aileleri için sevindiricidir. İktidara ve muhalefete mensup politikacılar da verdikleri demeçlerde bu sevinci paylaştılar. 

Ancak meselenin bir de hukuki boyutu var. Silah tehdidiyleİnsan kaçırmak, onları özgürlüklerinden mahrum etmek bütün ülkelerde ciddi bir suçtur. Türk Ceza Kanununun 109. maddesi bu suça verilecek cezaları düzenler. Aynı maddenin (c) fıkrası bu suçun bir kamu görevlisine karşı işlenmesi halinde cezanın bir kat artırılacağını öngörür. Çağdaş ülkelerin hepsinin ceza yasalarında rehin almak, insanları özgürlüklerinden mahrum etmek ağır bir suçtur. İsviçre gibi bazı ülkelerde birkaç kişiyi birden rahin alanlara ömür boyu hapis cezası verilmesi öngörülmektedir. 

Ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun İnsanların Rehin Alınmasına Karşı Uluslararası İşbirliğini öngören 3 Haziran 1983 tarihli ve 146 sayılı bir kararı var. Bu kararın 1. ve 2. maddelerinde, devletlerin rehin alma suçu işleyenleri bu suçun vahim niteliğini dikkate alarak cezalandırmaları isteniyor. 3. maddede ise rehineler başka bir ülkede tutuluyorsa, o ülkenin görev ve sorumluluklarına değiniliyor. Kararın 8. maddesinde bu ülkenin rehine alma suçunu işleyenleri ilgili ülkelere iade etmeleri sağlanamamışsa bunları yargılayıp cezalandırması gerektiği belirtiliyor.

Bu bakımdan, bir yandan ilgili adli makamlarımız bu konudaki çalışmalarını sürdürürlerken Dışişleri Bakanlığımız da Irak Hükümetinden bu suçu işleyenlerin yakalanıp Türkiye'ye iade edilmesini talep etmeli, bu sağlanamazsa yargılanıp cezalandırılmaları için girişimde bulunmalıdır.

Son günlerde Türkiye'de yaratılan ölçüsüz iyimserlik havası 35.000 kişinin, bu arada 8.000 güvenlik görevlimizin şehit edilmesinin sorumluluğunu taşıyan bir terör örgütünün işlediği suçları görmezlikten gelmemize yol açmamalıdır. İktidar ve muhalefet sorumluluğunu taşıyan siyasetçiler kamuoyunda estirilen rüzgarlara göre değil, bir hukuk devleti olmanın bilinci ve sorumluluğuyla hareket etmeldirler. 

Başka konularda tasavvur aşamasında olduğu iddia edilen olaylarla ilgili en katı ve çoğu zaman ölçüsüz yaklaşımları benimseyenler, rehine alınması olayında olduğu gibi fiilen işlenen ağır suçlar karşısında kayıtsız kalmamalıdırlar.

İzlenme: 3179 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ