• DOLAR 3,9309 TL
  • EURO 4,6148 TL
  • Altın 161,4001 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Sayın Kılıçdaroğlu'nun Amerika gezisiyle ilgili sorulara cevaplar

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

Bu sabah Ulusal Kanal'da Halil Nebiler'in programında Sayın Kılıçdaroğlu'nun Amerika gezisiyle ilgili sorulara özetle şu cevapları verdim:
-Bu gibi ziyaretleri başında değil sonunda değerlendirmek daha doğru olur.
-Sayın Kılıçdaroğlu'nun esas muhataplarının kendi düzeyinde olması yalnız protokol ve partinin ve ülkemizin itibarı açısından değil verimli sonuç almak açısından da önemlidir. Başkanlık rejimiyle yönetilen ülkelerde daha alt düzeyde insanlar sorduğunuz sorulara çoğu zaman açık ve tatminkar cevaplar vermezler, 'Başkanın takdiri gereği bu yaklaşımları benimsedik' derler. Oysa Başkanın böyle bir cevap vermesine imkan yoktur, o aldığı kararların, izlediği politikaların nedenlerini açıklamak durumundadır.
-Geçmişte bunun çok örneğini yaşadık. Örneğin NATO'yla ilgili bir konuda daha alt düzeyde alamadığımız cevabı Sayın Demirel'in Tony Blair'le yaptığı görüşmede elde ettik ve İngiltere'nin politikasının bizim beklediğimiz yönde değiştirilmesini sağladık.
- Sayın Baykal'a da Amerika'yı ziyareti için bir davet olduğunda Obama'yla görüşmesi için ısrar etmiştik. Obama'nın başka ülkelerin ana muhalefet partisi liderleriyle görüştüğünün örneklerini vermiştik.
-Başkanla veya en az Başkan yarduımcısıyla görüşebilmek bu açıdan çok yararlı olurdu.
-Amerika'ya sorulabilecek sorularımız vardı. Örneğin: Irak'ta büyük bir askeri gücünüz varken niçin PKK'yı tasfiye etmediniz? Niçin Türkiye'nin kara harekatına karşı çıktınız? Niçin kendiniz terörle mücadele ederken Türkiye'nin müzakere etmesini öneriyorsunuz ve destekliyorsunuz? Oslo'da PKK'ya yapıan müzeklerelere sizin temsilciniz mi katıldı?
-Bu sorulara karşılık Amerika'nın da size soruları olabilir. Örneğin siz Hükümetin PKK'la müzakereleri destekliyor musunuz yoksa karşı mı çıkıyorsunuz? gibi. Mahmur Kampı hakkında ne düşünüyorsunuz gibi...
-Suriye, Mısır, Irak ve İran'daki gelişmelerle ilgili olarak CHP'nin politikalarını açıklıkla anlatmak önemlidir. Onların ne düşündüğünü de öğrenmek gerekir.
-CHP'nin Vaşington'da temsilcilik açması bence de doğrudur. Biz de bu temsilciğin hukuki yapısı ve finansmanı üzerinde çalışıyorduk. Brüksel'deki Temsilciliğimiz de Sayın Baykal'ın Genel Başkanlığı döneminde açılmıştı.
-Gülen cemaatiyle veya o çizgideki de

rneklerle temas hakkında da soru sorabilirler. Bence o konuda da şunu söylemekte yarar var: Biz laik bir ülkeyiz. Din adamlarına saygılıyız. Ama din adamları siyasi konularda tavır almaya kalkarlarsa veya dinin dışındaki konularda topluma yön vermeye kalkılşırlarsa biz bunu tasvip etmeyiz. Bizim siyasi konularda muhatabımız din adamları değildir siyasetçilerdir. Eğer iktidar din adamlarıyla siyaset konuşuıyorsa bu onların ayıbıdır ve bizim anayasamızın temellerine aykırıdır. O bakımdan biz bu konudaki soruları sorulmamış kabul ediyoruz diyerek bitirirsiniz ve kendisiyle görüşecek misiniz görüşmeyecek misiniz gibi tartışmaları kesersiniz.
Sayın Kılıçdaroğlu bütün bu soruların cevaplarını alarak dönerse ülkemize hizmet etmiş olur. Özellikle PKK'yla müzakereleri Amerika'nın niçin desteklediğini öğrenmiş oluruz.

Seyahatın sonucunda bütün bu konuların görüşülüp görüşülmediğini öğreneceğiz. O zaman daha kapsalı bir değerlendrme yapabiliriz.



İzlenme: 3084 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ