• DOLAR 3,5056 TL
  • EURO 4,1709 TL
  • Altın 146,5154 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Sokak TV'ye verdiğim mülakat

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

Bugün (28 Ağustos Sokak TV’nin seçim hükümeti kurulmasına ilişkin sorularına karşılık özetle şunları söyledim:

7 Haziran seçimlerinden sonra büyük bir fırsat kaçırıldı. 7 Haziran’da halk AKP’siz bir iktidarın yolunu açmıştı. Eğer iktidarı her fırsatta şiddetle eleştiren partiler ortak bir zeminde buluşsalardı, önümüzdeki dönemde Türkiye’yi AKP’siz bir iktidar yönetecekti.Buna, özellikle MHP’nin tutumu yol açtı.

Daha en başında, MHP, HDP ile hiçbir koşulda işbirliği yapmayacağını bildirdi. Oysa HDP’nin dıştan destekleyeceği bir CHP-MHP azınlık hükümeti kurulması belki mümkün olabilirdi Ama, sonuçta MHP’nin muhatap bile almak istemediği HDP’nin bazı milletvekileri hükümete girdi.

Siyasette biraz ileriyi görmek lazım. Sonuçta öyle bir tablo ortaya çıktı ki: hem AKP’nin çok etkili olduğu hem içinde HDP’lilerin olduğu bir seçim hükümeti kurulması mümkün hale geldi. Peki, bu işten kim kazançlı çıktı?

Anayasamızın 114. maddesi yeni Meclis kurulana kadar seçim hükümeti işbaşında kalır diyor. 1 Kasım’da herkes hükümetin kurulacağını düşünüyor. Ama, seçimlerin ortaya çıkartacağı tabloya göre bu hükümet 1 Kasım’dan sonra da uzunca bir süre işbaşında kalabilir. Yani, AKP hiç de hak etmediği bir şekilde hükümetin güçlü ortağı olarak iktidarını sürdürebilir.

Kaldı ki, yeni seçimlerin tabloyu değiştireceğinin bir garantisi de yok. Bu nedenle, benim kanaatimce, büyük bir fırsat kaçırılmıştır. Anayasa geçici hükümete Başbakan olarak atanan kişinin bireysel olarak milletvekillerine hükümete katılma önerisinde bulunulmasına imkan tanıyor. Başbakan kendisi ve partisi açısından en uygun bulduğu isimlere bu teklifi yaptı. CHP’lilerin bunu reddedeceğini her halde biliyordu. Fakat, MHP’den Türkeş’in bu teklifi kabul etmesi birçaok kişi açısından sürpriz oldu.

Sayın Deniz Baykal’ın zaten bu koşullarda, böyle bir teklifi kabul etmesi beklenemezdi. Ancak bu teklif vesilesiyle, Deniz Baykal kamuoyuna bir mesaj verdi. Bu mesajı iyi okuyup değerlendirmek lazım. Baykal, son gelişmelerin ışığında milli iradenin tam anlamıyla siyasete yansıtılamadığını da vurguladı.

Seçim hükümeti ile ilgili en önemli konulardan birisi de güvenoyudur. Bu hükümet Meclis’in güvenoyuna sunulmuyor. Bu açıdan Meclis’e karşı sorumlu değil. ülkeyi gelecek aylarda Meclis’ten güvenoyu almamış bir hükümet yönetecek. Böylece Meclis’in iradesi ikinci plana itilmiş oluyor.

Ortaya çıkan tablo şunu gösteriyor: İktidar iniştedir. Ama ana muhalefet bundan yeterince faydalanamamıştır. Dünyada örneği pek az görülen bir şekilde, iktidar oy kaybederken ana muhalefet partisi de oy kaybetmiştir. Bunu değerlendirmek lazım

Önümüzdeki seçimlerde AKP’nin tekrar iktidar olmasını engellemek için siyasetin baştan aşağı gözden geçirilmesi lazım.
Bunda en büyük rol CHP’ye düşüyor. Çünkü CHP Türkiye’yi bugün içinde bulunduğu durumdan kurtarabilecek gerçekten çağdaş, laik, demokratik ve insan haklarına dayalı bir rejime kavuşturabilecek tek partidir.

Şimdi CHP’nin bir iç değerlendirme yaparak neden 7 Haziran seçimlerinde başarılı olamadığını sorgulaması gerekiyor. Seçimlerde kullandığımız söylemleri, ifadeleri, politikaları, kadroları aynen kullanırsak önümüzdeki seçimlerde daha başarılı olabilir miyiz?

Aynı işi, aynı şekilde yapacaksınız, ama aynı sonucun çıkmayacağını ümit edeceksiniz. Bu mümkün değildir.
Köklü bir değişikli lazım. Bu sadece CHP için geçerli değildir. AKP’nin kendine gelmesi ve kendisiyle hesaplaşması lazım.

Halkın iradesini yok sayarak aynı kadrolarla, aynı politikalarla devam etmek, 1 Kasım seçimlerinde umut verici bir tablonun ortaya çıkması ihtimalinin çok zayıf olduğunu gösteriyor.


İzlenme: 461 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ