• DOLAR 3,5056 TL
  • EURO 4,1709 TL
  • Altın 146,5154 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Suriye'den gelen vahşet fotoğraflarının düşündürdükleri

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

Dün akşam televizyonlarda yayınlanan ve Suriye'de işkence sonucu öldürüldüğü söylenilen insanlara ait resimler insanlık adına utanç verici bir tabloyu gözler önüne serdi. "On binlerce insanın nasıl vahşice öldürüldüğünü tüm dünya gördü" diyen Erdoğan, "150 bin kişinin ölmesine seyrici mi kalacağız?" diye sordu. Gerçekten bu vahşet tablosunun karşısında sessiz kalmamak lazım. Ancak kafalardaki soruları da cevaplandırmak gerekiyor. Bu fotoğrafların Cenevre müzakerelerinden iki gün önce ve Esad'ın yeniden Cumhurbaşlanlığına aday olabileceğini açıklamasından hemen sonra yayınlanması son zamanlardaki moda tabiriyle manidar değil midir? İddia doğruysa Esad'ın ehveni şer olduğunu söyleyen Sayın Davutoğlu bu işe ne diyecek? Ancak acele hüküm vermeden dünya televizyonlarında yayınlanan bazı bilgileri de dikkate almak gerekiyor.

Dün akşamki CNN yayınında Christian Amanpour uluslararası ceza mahkemesinin savcılarıyla bir adli tıp uzmanını konuşturdu. Hepsi bu cinayetleri Esad yönetiminin işlettiği konusunda görüş birliği içinde. Ancak bazı ayrıntılar da ortaya çıktı. Fotoğrafları çeken "Sezar" kod adlı şahıs Suriye ordusunda görevliyken bir süre önce silahlı muhaliflerin safına geçmiş. Bu insanların nerede kimler tarafından işkenceye maruz kaldıklarını ve öldürüldüklerini görmemiş. Kimliklerini de bilmiyor. Ancak bu cesetlerin devlete ait bir merkeze getirildiğini ve kendisinin de orada bunları görüntülediğini söylemiş. Amanpour bu iddianın tahkiki işini kimin finanse ettiğini sordu. Cevap: Katar Hükümeti. Peki, silahlı muhaliflerin işledikleri insanlık dışı cinayetlerle ilgili olarak medyalarda pek çok resim ve video yayınlandı. Onların da araştırılıp araştırılmadığını sordu mu? Hayır sormadı.

Suriye'de Kimyasal silahların kullanılması sonucunda binden fazla insanın öldüğüne ilişkin iddialar ortaya atıldığında da bazı uzmanlar bunun Esad yönetiminin işi olduğunu söylemişlerdi. Bu yüzdenen neredeyse Amerika Suriye'ye silahlı müdahalede bulunacaktı. Rusya'nın diplomatik girişimi sonucunda bu önlendi ve kimyasal silahların imhası konusunda Suriye Hükümetiyle uzlaşmaya varıldı. Ancak muhaliflerin de kimyasal silah kullandığı yolunda bazı Birleşmiş Milletler yetkililerinin beyanlarına itibar eden olmadı.

Dünya kamuoyunu galeyana getirebilecek ve siyasi sonuçlar da doğurabilecek bu gibi iddiaların mutlaka birkaç kaynaktan doğrulanması ve tarafsız kişilerce irdelenmesi gerekiyor. 

Bence Türkiye'nin dile getirmesi gereken tutum şu olmalı: Kime, nerede, kimin tarafından ve hangi gerekçeyle yapılmış olursa olsun bütün şiddet hareketlerini, işkenceyi, yargısız infazları kınıyoruz. Bunu yapanların tespit edilerek cezalandırılması gerektiğine inanıyoruz. Suriye meselesinin de daha fazla kan dökülmeden, yabancı silahlı unsurların saldırılarıyla değil, Suriye halkının özgür iradesiyle çözümlenmesini bekliyoruz ve Suriye'nin, toprak bütünlüğünü koruyarak en kısa zamanda laik ve demokratik bir ülke haline gelmesi için yapılacak bütün çalışmaları destekleyeceğiz.

Bence Türkiye'ye yakışan, halkın nefret duygularını büsbütün galeyana getirmek değil, her türlü şiddeti kınayarak barışçı bir çözüm arayışının yanında durmaktır.


Saygılar, sevgiler.

İzlenme: 460 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ