• DOLAR 3,5056 TL
  • EURO 4,1709 TL
  • Altın 146,5154 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

"Tek Kişiye Bağlı Parlamenter Rejimlerin Yarını" başlığıyla 56 yıl önce yazdığım makale

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

 Anayasa tartışmaları sırasında Fransa’nın yarı-başkanlık rejiminin de sık sık gündeme getirildiği görülmektedir.

 

Savaştan sonra, 1946 yılında bir kurucu meclis oluşturularak hazırlanan 4. Cumhuriyet anayasası parlamenter demokrasi ilkesini benimsemiş ve meclisi geniş yetkilerle donatmıştı.

 

Ancak o dönemde, 1954 yılında yaşanan Çin-Hindi yenilgisi ve aynı yıl başlayan Cezayir Savaşı Fransa’yı fiilen yönetilemez hale getirdi.

 

1956 ile 1958 yılları arasında 24 hükümet görev yaptı. Bunlardan biri 16 gün, biri 2 gün, dördü de bir ay görevde kalabildi.

 

1958 yılında Cezayir’deki Fransız askerlerinin bir bölümünün gerçekleştirdiği darbeyi izleyen gelişmeler General de Gaulle’ün 1958 yılında devlet başkanlığına getirilmesine yol açtı ve onun talebi üzerine başkana geniş yetkiler veren 5. Cumhuriyet anayasası kabul edildi.

 

Bazı Fransız hukukçuları bu anayasanın, 4. Cumhuriyet anayasasında öngörülen yöntemlere uyulmadan gerçekleştirildiğini ileri sürerek bunun bir anlamda darbe sonucu hazırlanmış sayılabileceğini söylüyorlar.

 

Fransız anayasasını kuvvetle eleştiren tanınmış hukukçulardan biri olan Prof. Chatelin 1961 yılında Ankara’da Siyasal Bilgiler Fakültesinde bir konferans vererek eleştirilerini bizlerle paylaşmıştı.

 

Onun verdiği bilgilerden yararlanarak o tarihte Mülkiye Dergisine “Tek Kişiye Bağlı Parlamenter Rejimlerin Yarını” başlığı ile bir makale yayınlamıştım. O makalenin özetini aşağıda sunuyorum:

 

“Tanınmış Fransız hukukçularından Prof. Chatelin, Fransa’nın bugünkü rejimini tahlil ettikten sonra, şu soruyu soruyor: ‘Bir kişinin kuvvet ve prestijiyle devlet yönetimine hakim olması, rejimin geleceği için ne dereceye kadar bir teminat olabilir?’

 

“Fransa’daki son gelişmelerin ışığı altında bu soruya cevap veren Prof. Chatelin 5. Cumhuriyetin temel müesseselerinin, General de Gaulle’ün şahsi otoritesi etrafında kurulmasını, Fransa’daki rejimin geleceği bakımından ümit verici görmemektedir.

 

“Gerçekten, Devlet Başkanının, Nisan-Eylül 1961 döneminde, Anayasanın 16. maddesine dayanarak yetkilerini en geniş şekilde kullanması, Roma devrindeki diktatörlük müessesesini hatırlatmakta ve Fransa’da parlamenter rejimin işleyişi yönünden ciddi endişeler yaratmaktadır.

 

“Anayasanın kendine oldukça belirsiz bir şekilde tanıdığı “hakemlik” yetkisini, bir hayli geniş bir açıdan yorumlayan başkan de Gaulle, devlet mekanizmasının işleyişine “keyfi” sayılabilecek müdahalelerde bulunabilmektedir. Sorumlu yöneticilere doğrudan doğruya gönderdiği mektuplarla, Anayasayı kendi anlayışına göre yorumlayan Başkan, fiilen bir hükümet başkanı fonksiyonu görmektedir.

 

...

 

“Şunu belirtmek gerekir ki, devlet yönetiminde bir lidere geniş yetkiler verilmesi, temel iktisadi ve sosyal meselelerini büyük ölçüde halletmiş olan Fransa’da bile siyasi rejimin geleceği bakımından bazı endişeler doğurmaktadır. Siyasi ve sosyal karakteri bakımından az gelişmiş ülke tipinin bütün niteliklerine sahip olan Türkiye’nin devlet yönetimindeki istikrarı tek bir şahsa bağlamasının parlak bir siyasi gelecek vaat edeceğini iddia etmek güç olacaktır.” (Makalenin tam metnine aşağıdaki linkten ulaşılabilir)

 

56 yıl önce yazdığım bu makalede dile getirilen kaygılar maalesef  16 Nisan’da halkoyuna sunulacak anayasa açısından da büyük ölçüde geçerliliğini koruyor.

 

Bugün Fransa’da 5. Cumhuriyet Anayasasının doğurduğu sakıncaları gidermek ve cumhurbaşkanının yetkilerini kısıtlayarak parlamentoyu güçlendirmek amacıyla 6. Cumhuriyetin kurulması için bir girişim başlatılmış bulunuyor. 2014 yılında yüzü aşkın aydının başlattığı bu girişim giderek güç kazanıyor.

 

16 Nisan referandumunda halkımızın başka ülkelerin bu ve benzeri deneyimlerini dikkate alarak ülkemizin en az 50 yıllık bir dönemde parlamenter demokrasiden uzaklaştırılmasına yol açacak bir tercihten kaçınması bence gelecek kuşaklara yapabileceğimiz en büyük katkı olacaktır.

 

 

http://www.onuroymen.com/arsiv/3192

 

İzlenme: 107 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ