• DOLAR 3,5056 TL
  • EURO 4,1709 TL
  • Altın 146,5154 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Today’s Zaman gazetesini​n 20 Ekim 2013 tarihli haberinin düşündürdü​kleri

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

 Today’s Zaman gazetesinin 20 Ekim 2013 tarihli nüshasında iki CHP milletvekili ile çeşitli dış politika meseleleri hakkında, özellikle Türkiye-ABD ilişkileri konusunda yapılan bir mülakat yayınlanmıştır. “CHP’nin ABD ve Batı’ya yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna karşılık, gazetenin yazdığına göre milletvekillerinden biri, yıllardan beri CHP’nin ABD ve AB konularındaki yaklaşımının iki özelliği olduğunu, CHP’nin yaklaşımının Batı’ya karşı kuşkucu ve bazen de düşmanca olduğunu söylemiştir.

 

Bir CHP milletvekilinin partinin geçmiş politikalarıyla ilgili bu gibi eleştirilerde bulunması düşündürücü ve üzüntü vericidir. CHP, Atatürk’ün öncülüğünde kurulduğundan bu yana, dış politikada milli bağımsızlık ilkesini göz önünde bulundurarak, bütün ülkelerle karşılıklı saygıya dayanan iyi ilişkiler kurmaya çaba göstermiştir. CHP’nin birinci önceliği daima ülke çıkarlarını korumak olmuştur. CHP ne başka bir ülkeye yaranmak için ulusal çıkarlardan vazgeçmiştir ne de sırf düşmanlık olsun diye bir ülkeye karşı hasmane tavır sergilemiştir.

 

İsmet İnönü’nün Başbakanlığı zamanında Kıbrıs konusunda Başkan Johnson ile sert bir üslupla yazışmalarda bulunması onun ABD düşmanlığından değil, Türk hükümetinin haklı bir davasını ABD’nin engellemeye çalışmasından kaynaklanıyordu.

 

Bülent Ecevit’in ABD’nin aksi yöndeki baskılarına rağmen Kıbrıs Barış Harekatı’na karar vermesinin sebebi ABD düşmanı olması değildi. Aynı şekilde gene ABD’nin taleplerinin aksine haşhaş ekimine izin vermesi de Türk halkının çıkarlarını koruma kaygısından kaynaklanıyordu.

 

Deniz Baykal döneminde CHP’nin 1 Mart tezkeresine karşı çıkmasının sebebi ABD düşmanı olması değil, hukuki, siyasi ve insani açıdan Türkiye’nin ABD’ye kendi topraklarından bir cephe açma izni vermesinin yanlış olacağının düşündüğündendi.

 

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Üstelik sadece CHP değil, Türkiye’nin geçmişinde diğer siyasi liderler de ülke çıkarları söz konusu olduğunda benzeri politikalar izlemişlerdir. Örneğin ABD’nin, Türkiye’nin Kıbrıs Harekatından sonra ülkemize yönelik askeri ambargo uygulamasına tepki olarak Süleyman Demirel’in Türkiye’deki bütün askeri tesislerden ABD’nin yararlanmasını yasaklaması ABD düşmanlığından kaynaklanmıyordu.

 

Aynı şekilde CHP’nin AB konusundaki tutumu daima ülke çıkarlarını koruma doğrultusunda olmuştur. Türkiye’nin tam üyeliğini savunan CHP, AB’den gelen haksız davranışlar karşısında tepki göstermekten çekinmemiştir.

 

Vaktiyle İngiliz Başbakanı Lord Palmerstone, “İngiltere’nin ebedi dost ve düşmanları yoktur, değişmez menfaatleri vardır” demişti. Bu dış politikada kabul gören bir yaklaşımdır, uluslararası ilişkilerin özünde devletlerin ulusal çıkarlarını korumaları yatmaktadır. Kendine saygısı olan hiçbir ülke dış politika konularında sadece başka ülkeleri memnun etmek veya onlara hoş görünmek için karar almaz. Türkiye’de cumhuriyeti kuranlar, kendi kararlarını kendisi alan bir devlet yaratmışlardı. CHP de bu temel yaklaşımın başından beri savunucusu olmuştur.

 

Ayrıca şurasını da hatırlatmak gerekir ki siyasette itibar kazanmanın yolu şu veya bu vesileyle kendi partisinin geçmişini kötülemek değildir

İzlenme: 431 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ