• DOLAR 3,8169 TL
  • EURO 4,6708 TL
  • Altın 163,8511 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Yılmaz Özdil ve Yazgülü Aldoğan'a yapılan baskılar

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

Soma felaketinin acıları dinmeden, bu olayla ilgili görüşlerini ve eleştirilerini dile getiren bazı gezetecilere yönelik eleştiriler başladı. Başbakanın Yılmaz Özdil ve Yazgülü Aldoğan'a yönelik suçlamaları o gazetecilerin görevden alınmaları için çalıştıkları gazetelerin sahiplerine baskı niteliğine dönüştü.

Türkiye'nin artık basını özgür olmayan ülkeler sınıfına sokulması sebepsiz değil. Demokratik ülkelerde gazetecileri değerlendirme ve denetleme görevi başbakanlara değil, gazete okuyucularına aittir. Aslında bütün ülkelerde basının eleştirilerinden rahatsız olan liderlere rastlanır. Ancak bunların hoşlanmadıkları gazetecilerin görevden alınmaları için çağrı yapmalarına sadece demokratik olmayan ülkelerde rastlanır. 

Hitler Almanya'da iktidara geldikten sonra hem muhalif hem de Yahudi gazetecilerin tasfitesi konusunda yoğun bir kampanya başlamıştı. Bir yılda 500'den fazla gazete kapatılmıştı. Nazi partisinin yayın organı Vol,ische Beobachter'in bazı yazılarını bizzat Hitler yazıyordu. Radyolar tek bir merkezin emrine solkuldu. Radyoda kimlerin görev yapacağı kimlerin işten atılacağı Propaganda Bakanlığına bağlı olarak kurulan Basın Odası'nın göreviydi.

Ne yazık ki, dünyanın Nazi Almanya'sının bu gerçeklerini görmesi uzun bir zaman aldı. Başlangıçta Hitler'i öven Batılı devlet adamlarının ve gazetecilerinin sayısı az değildli.

Başka ülkelerin geçmişnde de benzeri olaylar yaşandı. Mc Carthy döneminde basına ve aydınlara yapılan baskıları Amerikalılar bugün hala utançla hatırlıyor.

Türkiye demokratik ülkeler ailesinden uzaklaştıkça basın özgürlüğünün kısıtlanması şaşırtıcı sayılmamalı. Şaşırtıcı olan Stokholm sendromuna kapılan bazı gazetecilerin meslekdaşlarına yapılan baskılara arka çıkmaları ve suçlamalara destek olmalarıdır.

Basın özgürlüğünün korunması Türkiye'nin yeniden demokratik ülkeler arasında yerini almasının ön şartıdır. Bu alanda siyasi partilere, üniversitelere, aydınlara ve herkesten önce de, hangi görüşten olursa olsunlar, gazetecilere büyük görev düşmektedir. Nazi döneminin uygulamalarına boyun eğen, hatta onları destekleyen Alman gazetecileri dünya basın tarihinin utanç sayfalarında yerlerini almışlardı. Basını "Hükümetin dilediği gibi çalacağı bir piyano" gibi gören Göbbels'e kalemlerini teslim edenler Almanya'nın dünyayı felakate götüren politikalarının değirmenine su taşımışlardı.

Şimdi basın örgütlerinin, gazete sahiplerinin ve doğrudan doğruya gazetecilerin izleyecekleri tutum da ileride onların Türk basın tarihinin hangi sayfasında yer alacaklarını belirleyecektir.

Atatürk'ün "Basın özgürlüğünden kaynaklanan sorunların çözümü gene basın özgürlüğündedir" sözleri unutulmamalıdır. Basın özgürlüğü ancak o özgürlüğe sahip çıkanlar tarafından sağlanabilir.

İzlenme: 4050 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ