• DOLAR 3,9153 TL
  • EURO 4,6553 TL
  • Altın 162,9933 TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

Yolsuzluklara mücadelenin uluslarası boyutu

Onur Öymen

Onur Öymen

E-Posta : ooymen@hotmail.com

Son günlerde rüşvet ve yolsuzluk iddiaları üzerine yapılan operasyonlar Türkiye'de büyük ilgi ve heyecan yarattı. İktidarın yolsuzluk yapanlardan çok onları bulup çıkartan güvenlik güçlerini hedef tahtasına oturtması yurt içinde ve dışında kaygı ve tepki yarattı.

Bence bu çerçevede cevap verilmesi gereken sorulardan biri şudur:Türkiye yolsuzluklara mücadelede uluslararası yükümlülüklerini yeterince yerine getiriyor mu? Getirmiyorsa niçin?

Avrupa Konseyi'nin bünyesinde yolsuzluklara mücadele konusunda çalışan, üye ülkelerdeki durumu inceleyip hükümetlere önerilerde bulunan GRECO isimli bir kuruluş var. Bu kuruluş yıllardan beri Türkiye'ye de tavsiyelerde bulunuyor ve uygulamaları izliyor. Özellikle  2005-2006 yıllarından sonra yapılan en önemli tavsiyelerden biri yolsuzlukla mücadele için Hükümeten bağımsız bir kuruluş oluşturulmasaydı. Diğer bir öneri de Demokrasinin koşullarından biri olan seçim harcamalarının denetim altına alınmasıydı.

Hükümet GRECO'nun ayrıntılara ilişkin bazı önerilerini yerine getirdi ama bu en temel konularda gerekli adımları atmadı.

GRECO'nun Türkiye'yle ilgili 20 Nisan 2010 tarihli basın açıklamasında, özetle şunlar belirtiliyor:

-Yolsuzluğun tanımı yeniden gözden geçirilmelidir.

-En önemli eksikliklerden biri yolsuzluk kavramının dar anlamda tanımlanmış olmasıdır.

-Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesinde değinilen bazı hususlar Türk mevzuatında tam olarak yer almıyor.

-Seçimlerde aday olanların harcamaları şeffaflık ilkesine uygun değildir.

-Anayasa Mahkemesinin siyasi partilerin harcamalarını denetleme çalışmaları da yeterli değildir.

Avrupa Birliği Komisyonunun 12 Ekim 2011 tarihli Türkiye ilerleme raporunda da aynı konuda şunlar yazılmaktadır:

-Türkiye'de yolsuzluklara mücadeleyle görevli kurumların etkinliği ve bağımsızlığı konusunda ilerleme sağlanamamıştır. Sivil toplum örgütlerinin bu çalışmalara daha fazla katılımı sağlanmalıdır.
-Türkiye GRECO'nun bazı önerilerini kabul etmiş olmakla birlikte milletvekillerinin ve yüksek bürokratların yolsuzlukla ilgili konularda dokunulmazlıkların kaldırılmasına İlişkin olarak hiç bir ilerleme kaydedilmemiştir.

-Seçimlerde adayların harcamalarını denetim altına alacak bir mekanizma yoktur.

-Partilerin seçim harcamalarına sınır getirilmemiştir.

AB'nin 2013 yılı raporunda da aynı tavsiyeler tekrarlanmakta, bu arada yolsuzlukla ilgili soruşturmalarda tarafsız davranılmadığı konusunda kuşkuların bulunduğu bildirilmekte, yolsuzluk davalarında caydırıcı cezalar verilmesi önerilmektedir.

Raporda seçime girecek adayların mali varlıklarını açıklamaları gerektiği de vurgulanmaktadır.

Acaba GRECO örgütünün ve AB'nin yolsuzlukların önlenmesi için yaptıkları bütün önerilere uyulsaydı, özellikle Hükümet'ten bağımsız güçlü ve etkili bir denetleme kurulu oluşturulabilseydi bugünkü utanç verici durumlarla karşılaşılır mıydı?

Yalnız Türk kamuoyunun değil, uluslararası toplumun da yakından ilgilendiği son operasyonlarla ilgili hukuki sürecin tam anlamıyla açık, şeffaf ve tarafsız biçimde yürütülmesi, gerçeklerin ört bas edilmesine imkan verilmemesi Türkiye açısından bir sınav niteliği taşımaktadır. Yolsuzlukların engellenemediği, yolsuzluk yapanların yeterince cezalandırılmadığı bir Türkiye'nin hukuka saygılı demokratik devletler arasında yer alması mümkün değildir.

İzlenme: 3396 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ