• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
g.sozcu11

Gerçek Sözcü Özel Haber

AĞRI DAĞI EFSANESİ

Sami Samanci

Sami Samanci

E-Posta : s.samanci@aol.com

 AĞRI DAĞI EFSANESİ

Kökleri Ahıska’dan gelip Ağrı’ya yerleştiler.
Henüz beş yaşındayken mikrafon önüne çıkıp türkü söylemeye başladı. Babası işinin haricinde akşamları sesiyle sahne yapan bir halk sanatçısıydı. 
Aklı yetmeye başladığı çocukluk yıllarında babasına yalvarıyordu.
O sadece bir saz istedi babasından.

İlk okul yıllarında bir kış günü eve geldiğinde duvara asılı bir saz gördü. Gözlerine inanamadı. Hayatının kırılma noktasıydı o dakikalar. Babasının kesin kendisi için aldığını düşündüğü bağlamaya bir zarar veririm düşüncesiyle saza dokunamadı.
İlerleyen günlerde saz elinden hiç düşmedi. Kısa zamanda uzun yol katetti. Müzik öğretmeninin ona verdiği ödevden fazlasını yapıp müziğe ne denli tutkulu olduğunu kanıtladı.
O yıl müzik hariç bütün dersleri kötüye gitmeye başlamıştı. Okuldan eve geldiğinde yegane uğraşısı bağlamasıydı. Derslerinin kötüye gittiğini öğrenen babası bir akşam oğlunu karşısına dikti;

 
Eğer derslerini eski seviyesine getirmezse bu sazı paramparça ederim diye oğlunu sert bir dille uyardı. O, oğlunun istikbâli için eğitimin önemli ve kesinlikle ilk şart olduğunu bilen değerli bir şahsiyetti.
Beyefendi tavırlarını, iyi ve güzel ahlak anlayışı çocuklarına da nakşetti.
Hayatın acımasız yolculuğunda ve zor koşullarda kendini bilen hangi baba farklı davranabilirdi ki..
Oğlu kısa sürede derslerine gerektiği kadar vakit ayırıp o yıl okul birinciliğini aldı. Sazına giden yolu derslerindeki başarısına denk tutmuştu babası. Onun bu dünyada olmazsa olmazıydı bağlaması.
Sonraki zamanlarda sazıyla derslerini birbirine denklik sağlayıp devam etti yol macerasına.
 
“Yalan Dünya” isimli ilk bestesini 2019 yılında yaptı. Bu sanat yolunda merdivenin ikinci basamağına basmak gibiydi. Kısa sürede İzmir’deki bir çok mekân, düğün ve festivallerin aranılan sanatçısı oldu.
Bir düğünde çıkan kavgada şaşkınlıkla ne yapacağını bilemeyip etrafına bakınırken yüzüne sıkılan biber gazıyla hastahanelik olmuştu. Sahne yaptığı bir mekânda aynı eseri aynı masadan aynı kişi üç kez okutmuştu.
 
Bu ayın 19’unda yeniden sahnelere döndü. İlk gecesi biz de dinlemeye gittik. Gecenin ilerleyen saatlerinde tıknaz ve göbekli bir adam oynamya kalktı. Ritim duygusundan yoksun zıplamalarına, ellerini birleştirip denize atlar gibi yapması gülünç olmasına yüksek dozda katkı sağlıyordu. Adam bütün kurtlarını etrafa saça saça döktü. 


 
Şimdi kendimize dönelim;
Sahnede parlayan bir ışık gördüm o akşam. Benim özellikli ve alçak gönüllü sanatçılar için kullandığım bir deyim var.
Altın sarısı içi dolu buğday başakları gibiydi O. Toplum önünde başı hep eğik. Sahnede devleşen iyi bir solist güçlü bir ses.
O AĞRI DAĞI EFSANESİ Fatih Taşdelen!
Şimdiler de sözü ve müziği bana ait “Gülizar” türküsüyle sanat kariyerinde bir basamak daha yukarıya çıktı.
Güftelerini benim yazdığım üç yeni eserle daha, yakın zamanlarda peş peşe dinleyicileriyle buluşacak.
Biz, can bağıyla sanat yolunda bir yeni bir yol hikayesi yazmaya başladık. Yazdığımız eserleri sizlere sunarak zirveye giden yolun sonuna yaklaşıp, zirvede ki bize ayrılan yere ulaşacağımıza inancımız tam.
O zirvede gözümüz var...
İlgilerinize !
Sevgi ve saygılarımla
Sami Samancı
22 Haziran 2020

İzlenme: 6537 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR